Adını Sen Koy 250. Bölüm 29 Aralık 2017 Cuma

Piton, Sacit patronundan bir yanıt alamayınca kendi işini kendi görmek Kervancıoğlunun işini kendi bitirmek istedi. Önce şirkete gitti Ömer’i vuracaktı ama olmadı orada polisler olduğu için vazgeçti.

Taksicide akıllıymış belindeki silahı görür görmez hemen polise ihbar etti adamı. Komiser Murat da hemen kamera kayıtlarına bakarak Ömer’i uyardı. Ömer de hemen eşi Zehra yı aradı evin yakınlarında olduğunu söylediği an hiç haberi yokken arkasından Piton silahı çekti.

Ömer Zehra yı telefonda uyardı dikkat et dediği an arkasını döndü Zehra ve kendisine doğrultulmuş silah ile karşı karşıya geldi.

Ölüm bu kadar yakındı bir silahın namlusunun ucunda tetiği çektiği an hayat durma noktasına gelecekti ama olmadı. Ömer ani bir fren yaparak arabası ile geldi ve hedefi şaşırttı. Arkasından da polisler sardı etrafı şimdi hedefte Zehra değil, Ömer vardı. Herkes donup kalmıştı.

Zehra Ömer’e bir şey olacak onu kaybedecek olmanın verdiği korkuyu iliklerine kadar hissediyordu. Polisler ise, ısrarla Pitonu uyarıyor silahı bırakmasını söylüyorlardı. Sonunda pes etti Piton silahı yere bıraktı Polisler yaka paça aldı hemen götürdüler.

Zehra kendini bıraktı o an arabaya yaslandı. Tehlike geçmişti geride ise ruhlarda bıraktığı derin kaybetme korkusu kalmıştı hem Ömer için, hem de Zehra için.

Ömer hemen Zehra’nın yanına gitti onu kollarının arasına alarak sıkıca sardı kendini güvende hissetmesini sağladı. Polise de biz bugün karakola gelmeyelim Zehra iyi değil dedi. 

Komiser Murat da anlayışla karşıladı durumu. Arabaya binerek ayrıldılar oradan.

Zehra ve Ömer arabaları ile giderken yolda Zehra kendini suçluyor. Konaktan çıkmamalıydım senin hayatını da tehlikeye attım diyordu Ömer’e.

Konağa geldiklerinde konağın penceresinden bakan babaanne gördü Ömer ve Zehra yı içeri geçti. Asya ile Ayşe salondalardı. Asya oyun hamurundan anne ve babasına kalp yapmış. Hanım ağa da Asya için kafasında planlar kurmuş onu dile getiriyor. Aklı sıra Asya piyona derslerine başlamalıymış.

Hanım ağa, hanım ağa orada dur bakalım. Senden önce o çocuğun annesi var, babası var. Ve hepsinden önemlisi Asya istiyor mu? Yeteneği ilgisi var mı piyanoya?  Yoksa Asya başka bir şey mi istiyor? Hiç çocuğa sormadan yeteneklerini test edip görmeden damdan düşer gibi yapılır mı bu işler?

Asya, Zehra ablasına da göstermek istedi yaptığı kalpleri dayısı uyuyor uyanınca gösterirsin deyince, Asya da o zaman size de kalp yapayım senin kalbin büyük, Zehra ablamın kalbini küçük yapacağım.

Dayısı da neden onun ki küçük diye sorunca,

Asya da; senin kalbin Zehra ablamın kalbini çok sevecek, ona kocaman sarılacak ondan dedi. eh boşuna çocuktan al haberi dememişler demek ki, Ömer Zehra yı çok sevecek. Sevsin sevsin. şimdi de seviyor da farkında değil Ömer.

Bu duydukları hanım ağayı pek memnun etmedi. Etmezse etmesin papucumun hanım ağası ne olacak nanik 😀

Ömer odasına geçtiğinde Zehra yı ağlarken gördü ona bir bardak su verdi ve yanına oturarak konuştu, olmaz böyle hırpalama kendini dedi Ömer.  Zehra da ya sana bir şey olsaydı? Ya zarar verseydi deyince,

Ömer de olmadı, ne sana, ne de bana bir şey olmadı diyerek sarıldı göğsüne yasladı Zehra yı rahatlasın istedi.

Elleri ile gözyaşlarını sildi Zehra’nın ve artık ağlamak yok dedi. Ne güzel ki, Zehra yı ağlatma hakkı bir tek Ömer’e ait, bir tek o ağlatabilir, üzebilir, söz söyleyebilir, kırabilir, incitebilir Zehra yı. Başkası asla yapamaz bunları. Hele bir yapmaya kalksın karşısında eşi olarak Ömer’i bulurlar. 

Zehra rahatlamak için bir banyo yapmış, şimdi sırada güzel bir uyku da Ömer Zehra’nın üzerini örttü. Zehra içinden gitme yanımda kal dedi. sanki Ömer Zehra’nın iç sesini duymuşçasına elini tutarak buradayım yanındayım dedi.

Ömer de içinden korkma kimsenin sana dokunmasına, zarar vermesine izin vermem dedi. eh nede olsa bu hak sadece eşi olarak Ömer’e aitti. Bir başkası asla üzemezdi Zehra yı hele bir denesinler bakalım canlarına susamış olurlar.

Koray Yaseminden ayrılmış. Yüzük elinde Kerem’in evinin kapısında Yasemin okumaya gitmişti. Koray da onu görmeye gidince elinde yüzükle geri dönmüş. Kavga etmişler nedeni belli değil. Salim amcanın olandan haber yok ama Cananın vede annesinin haberi var. Bakalım Salim amca bunu öğrenince neler olacak?

Gece bitip sabah olunca Zehra Ömer den önce uyanmış odanın penceresini açarken Ömer uyandı günaydın dediler birbirlerine, her kötü olay biraz daha yaklaştırıyor bizimkileri birbirine.

Ömer işe gitmek için hazırlanırken kapıyı çalarak Asya geldi annesi söylemiş kapıyı çalmasını ve annesine sürpriz yapmak için annesinin ve dayısının küçüklük resmini çizmek istediğini söyledi resim defterinin arasında olmayınca, resim yok deyince Ömer Zehra’nın suçsuz olduğunu anladı.

Asya ya da, annen ile babanın resmini çizsen daha iyi değil mi deyince Asya bunu kabul etti. Kahvaltıdan sonra resim yapacaklar.

 Konağa hanım ağanın arkadaşları gelecek ama Zehra yı onlarla tanıştırmak istemiyor, Zehra yı gelini olarak tanıştırmaktan utanıyor hanım ağa. Bunun için de gözlüklerini alması için gözlükçüye göndermek istedi ama Zehra son yaşanan olaydan sonra bu durumu Ömer’e söyledi.

Başı yeniden tehlikeye girsin istemiyordu Zehra.  Ömer de Zehra’nın ölüm tehlikesi atlattığı için dışarı çıkmasını istemiyor o yüzden adresi Ömer aldı o gidecek ve Zehra dan özür diledi Ömer, resim konusunda haksızlık ettiğinin farkına vardı Asya sayesinde.

Ve hanım ağa Zehra yı konakta görünce neden gitmediğini sordu. Zehra da Ömer halledecek o işi deyince, misafirlerim gidene kadar ortalıkta görünme dedi. Zehra da odasına çekildi.

Ne kadar zordur, istenilmemek bir ortama layık olmadığını işitmek. Zehra bunu da yaşadı.

Ömer Zehra yı odada düşünceli görünce nedeni sorsa da Zehra hiçbir şey söylemedi. Ömer de anladı babaannesi yapmıştı. Onunla konuşmak için salona geçince gelen misafirleri gördü tokalaştı onlarda eşin ile tanışmayı çok istiyorduk ama babaannen işi olduğu için sabah erken den çıktı dedi.

Ömer anladı babaannesinin oyununu ve hemen Zehra yı alarak geldi salona misafirlerle tanıştırdı Zehra yı eşim diyerek Ömer.

Ve Ayşe, Asya sayesinde eşi Nihatın telefonunu aldı mesajlarına baktı Mügenin mesajları hala duruyordu. İlk başta kızsa da Nihat’a bir mesajı okuyunca Nihata haksızlık ettiğini anladı Ayşe.

Mesajda, Nihat Mügeye sen hastasın, ben karımı çok seviyorum, bizi ayırmaya senin gücün yetmez yazıyordu.

Ayşe bunu okur okumaz Nihat’ın yanına gitti telefonunu verdi ve sarılıp barıştılar. Sonra da Asyanın yanına gittiler. Yaptığı güzel aile resmine baktılar. Asya mutlu yaptığı resimde öyle söylüyor.

Ömer misafirler gidince babaannesine Zehra benim eşim onu üzmenizi istemiyorum dedi ve konağa komiser ile polisler geldi Zehra yı alıp götürecekler, organize suç örgütüne yardım ve yataklık etme suçu ile itham ediliyormuş göz altındaymış Zehra.

VAZGEÇİLMİYOR

Hasretinden dolan gözyaşlarımı

Gönlüme dökerek vazgeçilmiyor

Vazgeçilmiyor vazgeçilmiyor

Aşkımın şahidi bakışlarını

Hülyaya vererek vazgeçilmiyor

Vazgeçilmiyor vazgeçilmiyor

Aşkından olmuşum deli

Sen istersen bitir beni

Düşündükçe bu can seni Vazgeçilmiyor

Vazgeçilmiyor vazgeçilmiyor

Aramakla bulunmaz sen gibi canlar

Hasretin içimi köz gibi dağlar

Köz gibi dağlar köz gibi dağlar

Sen gül oyna, bense giyem karalar

İnan senin için vazgeçilmiyor

Vazgeçilmiyor vazgeçilmiyor

Murat GÖĞEBAKAN

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir