Adını Sen Koy 251. Bölüm 1 Ocak 2018 Pazartesi

2018 yılının Adını Sen Koy Dizisinin ilk yayınlanan bölümü 251. Bölüm.

Ömer babaannesi ile salonda konuşurken, Zehra yı babaannesine karşı savunup korurken Ömer,  birden Konağa beklenmedik misafirler, polislerle birlikte komiser Murat geldi ve Zehra yı soruşturması devam eden bir dosya ile ilgili bağlayıcı bir ifadeden dolayı Zehra yı gözaltına alıp karakola götürmek istedi.

Zehra başta olmak üzere herkes şaşkındı bu olup bitenlere ve Ömer eşini sakinleştirmeye sadece ifadeni alacaklar diyerek rahatlatmak istese de Zehra gergindi. Ömer yanında olmak istiyorum dedi ve Zehra yı apar topar götürürlerken  Ömer de onlarla gitti karakola. Öyle ki Zehra üzerine ceketini bile alamadan öylece elbisesi ile çıkıp gitti.

 

Kimsede kabanını al üşürsün demeyi akıl edemedi. Zehra’nın bu gidişine hanım ağa çok sevindi. Eline koz geçmişti. Ömer Can ile birlikte, Zehra’nın içinde bulunduğu polis aracını takip etti.

Dışarda yağmur yağıyor olanlara gökyüzü bile ağlıyordu. Zehra önde, Ömer arkada ilerlerken ışıkta durdu araç. Zehra Ömer’e elini uzattı tutmak istercesine ama olmadı tutamadı. Yeşil ışık yandı yola devam etti polis aracı ama Ömer çevirmeye takıldı.

Rutin kontrolden geçti araç ve yola devam etti. Zehra ise sürekli arkasına bakıyor Ömer den güç alamaya çalışıyordu. Bir süre göremeyince korktu Zehra Ömer diyebildi sadece.

Sabah, Kerem ile dışarı çıkacakken cep telefonunu almak isterken aile fotoğrafını yere düşürdü çerçeve kırıldı. Sabah da ağlamaya başladı. Şoka girmişti. Gerçek anne ve babası olmadıklarını hatırlamak bile istemezken kaybetmek istemezken anılarını, resim düşüp çerçeve kırılınca Sabah kötü oldu.

Kerem gelince yanına ona sıkıca sarıldı ve onlar benim gerçek anne ve babam. Annem o beni büyüttü. Babam ben uyuyamadığım zaman yerini bana verdi gitti kanepede uyudu. Gerçek olmasalardı bunu yaparlarmıydı diye sorarak gerçeği kabul etmediğini dile getirmiş oldu Sabah.

O resim liseden mezun olunca çekilmiş çok değerli Sabah için.

Konakta Ayşe, Cevriye hala endişeli bir şekilde haber beklerken salonda, hanım ağa bu olanları aileye yakıştıramadı. Zehra yı suçladı. Bu olanları ailemiz hak etmedi deyince, Cevriye hala da dayanamadı. Bunları Zehra da hak etmiyor suçsuz o dedi.

Hanım ağa, Ömer’in gitmesi hiç iyi olmadı, basın görüntü alırsa diye endişe yaşıyor. Ayşe de ağlayarak abim doğru olanı yaptı karısının peşinden gitti deyince, hanım ağa da bazı durumlarda duygularımızla hareket etmemeliyiz dedi.

Duygusuz, ruhsuz, despot babaanne ne olacak. Ömer’in annesini de bu kadın baskıcı tavrı ile göndermiştir. Olan küçük çocuklara Ayşe ile Ömer’e oldu.

Geçmişte Ömer’in anne ve babasına yaptıklarını şimdi de Ömer ve Zehra için yapmaya çalışıyor despot babaanne. Ama yok bu sefer istediğini elde edemeyecek. Ayıramayacak Ömer ile Zehra yı.

Zehra karakolda ve bu gece orada misafir olacakmış. İfadesi yarın alınacakmış. Ömer nedenini sordu. Cevap; Piton kendisini Zehra’nın para karşılığında azmettirdiğini söylemiş.

Ömer hemen olayı çözdü. Biz o adamı yakalattığımız için bizden intikam almak istiyor dedi. Ömer haklı ve ilk defa bir olayı hemen çözdü Ömer. Aslında Ömer hem şirkette, hemde diğer zamanlarda sorunları çözen birisi. Fakat bir tek Zehra da olayları çözemiyor. O da annesinden, annesinin ani gidişinden kaynaklı.  Güven eksikliği yaşıyor kolay güvenemiyor Ömer.

Konakta endişeli bekleyiş sürerken Cevriye hala bizde orada olsaydık destek olurduk deyince, despot hanım ağa siz olabilirsiniz ama Ayşe için orası hiç uygun değil dedi.

Şeytan diyor ki, git şunu al yaka paça at nezarete bir gece, yok bir hafta kalsın orada. Magazincilere de haber ver çeksinler bunun fotoğrafını yayınlasınlar dergilerde, orada burada işte o zaman anlasın bakalım dünya kaç bucakmış.

Ömer, Zehra yı gördü ve her ne olursa olsun ben senin yanındayım dedi. Ömer zorbalıktan aşık Ömer’e terfi etmiş.

Zorba Ömer iken bir tek Zehra yı üzme, incitme, kırma, ağlatma hakkı Ömer’e aitti. Ama şimdi işler değişti. Dışardan birileri Zehra yı üzmeye, incitmeye, ağlatmaya başlayınca onlara karşı Zehra yı koruması altına aldı Ömer.

Bundan sonra kimse üzemez Zehra yı hele bir denesinler karşılarında Ömer’i bulurlar. Zehra’nın orada daha fazla kalmaması için elinden geleni yapacağını söyledi Ömer ve ellerini tutarken üşüdüğünü fark etti Zehra’nın.

Hemen üzerindeki kabanını çıkardı ve Zehra ya verdi giysin üşümesin diye. Ve neden orada olduğunu Zehra ya anlattı. Zehra duyduklarına inanamadı ve Ömer’e o adam Cananı kaçırdı onun hayatı ile beni tehdit etti.

Şantaj yaptı bana, ben bu yüzden para istedim senden, ben kendi kuzenimi kaçırması için mi azmettirmişim böyle saçmalık olabilir mi? diye sordu Zehra.

Zehra bunu en başından Ömer’e anlatsaydın bugün o nezarette olmazdın.  

  Zehra, Ömer’e sen bu yalanlara ve o adama inanmıyorsun değil mi? sen bana inanırsan güvenirsen bu parmaklıklara dayanabilirim dedi. Ömer de inanmıyorum, gerçekler bir gün ortaya çıkacak ve sen buradan çıkacaksın. Senin buradan çıkman için elimden geleni yapacağım dedi Ömer.

Haksız yere suçladılar beni,

Ne kadar iyi niyetim varsa hepsini sömürdüler.

Ah etsem de kimse anlamaz dinlemez beni.

Yaradanıma sığınırım o açar bana en güzel kapıları.

Dayanırım soğuğa da, açlığa da,

Bir tek senin bana inanmaman, güvenmemen yıkar beni.

Sabrımdan sustum, saygımdan sustum,

Sana olan sevgimden seni kaybetme korkusundan sustum.

Aslı

Ömer Zehra’nın yanından ayrıldıktan sonra konağa geçti. Salonda babaannesi onu bekliyordu konuşmak için.

Konu Zehra, Ömer biricik torunu aileye yakışacak biri ile evlenmemiş, elindeki bastonu yere vurarak biz kervancıoğluyuz bize yakışmıyor  Zehra dedi.

Yaşına başına bakmayacaksın alacaksın bastonunu elinden şu despotun.

Ömer de, Zehra benim soyadımı taşımasaydı şimdi özgürdü dedi. sonra da odasına geçti. Oda boştu eksikti Zehra yoktu. Resme baktı sonrada yatağa Zehra’nın tarafına oturdu. Çekmeceden albümü çıkardı düğün resimlerine baktı.

Özlüyordu Zehra yı onsuz dar geliyordu oda daha fazla kalamadı karakola gitti. orada sabah olmasını bekledi.

Gece bitmiş sabah olmuştu. Zor bir gece bitmişti. Ömer karakolda geceyi sabah etmiş yaka bağır açılmıştı. Zehra yı da nezaretten çıkardılar savcılığa götürdüler. Zehra avukat dan öğrendi Ömer’in orada sabahladığını.

Savcının yanına gidince, Piton da oraya getirilmişti Ömer gördü ve sen ne cesaretle benim karıma iftira atarsın dedi. Piton da Ömer’in damarına bastı bana değil arkandan iş çeviren karına hesap sor dedi.

Biraz tartıştılar araya girmeselerdi Ömer bir güzel pitonu döverdi orada. Sonrada Saciti gördü. Düşman çok yakındaydı ve Ömer bunun bir tesadüf olmadığını anladı. Doğru bildin Ömer düşmanın o pitonun ipini tasmasını tutan da o. Oraya pitonu kurtarmak için gelmiştir.

Kerem Sabah’ın kırılan resim çerçevesini yaptırmış onu verdi ve dükkanda bir müşteri Sabah’ı rahatsız edince yardım etti. Sabah da buna kızdı benim işlerime karışma diye. Kerem de konu sen olunca yapamıyorum dedi öfkeyle bağırarak sonrada gitti. sinirler fena bozuk.

Savcının dosyaya göre verdiği karar 10 yıl ile yargılanacak Zehra ve bunu ona söylemek hiç de kolay değil. Ömer bu kötü haberi vermek için Zehra’nın yanına gittiğinde bir süre konuşamadı.

Zehra konuşmayan Ömer karşısında daha fazla dayanamadı dizlerinin bağı çözüldü yere çöktü. Ömer de çöktü ve birlikte zor da olsa ayağa kalktılar. Ve dili varmasa da 10 yıl dedi Ömer.

Zehra ya senin tarafından bakılınca ben nasıl görünüyorum dedi. parmaklıklar arkasında.

Şuan her ikisi de o demir parmaklıkların arkasında esirler. Birbirlerinden ayrı oldukları için.

Ömer;

Senin ile beraber bende burada tutsağım, ruhumda, bedenimde, aklımda tutsak, senin esaretin benimde esaretim. Sen buradayken bile nefes alamıyorum, sen benim nefesimsin Zehra, ben seni buradan çıkaracağım ne pahasına olursa olsun çıkaracağım. Bunun için her türlü bedeli ödemeye hazırım, buna canım da dahil diyor ve gözlerinden yaşlar pir pir dökülüyordu Ömer’in.

AY YÜZLÜM

Zaman hancı bulut yolcu 
Şimdi gitti en son yolcu
Bitmedi mi hasret borcu
Neredesin ay yüzlüm ?

Gece çöker günler solar
Gözlerime yaşlar dolar
Hatıralar bende ağlar
Neredesin ay yüzlüm ?

Karakollar mı kuruldu ?
Kelepçeler mi vuruldu ?
Bak bugünde akşam oldu
Neredesin ay yüzlüm ?

Şiir: 
Gençliğim dizleri üstüne çökmüş

Kapaklanınca sevda yoluna 
Bir doğuş yaratıldı çırılçıplak
Ve sen ve sen ay yüzlüm
Kurumuş yaprak gibi düşerken dalından
Bir ahh.. gibi uzun sesli,
Koptun dudaklarımdan

Dön ay yüzlüm dön
Neredeysen dön
Sensiz olmuyor

Kan damlıyor gözlerimden kan
Gücün varsa gel de sen dayan

Çünkü ben son nefesimi titreyerek
Çünkü ben çırılçıplak
Çünkü ben SENSİZİM çünkü ben

Murat GÖĞEBAKAN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir