Adını Sen Koy 256. Bölüm 8 Ocak 2018 Pazartesi

Ömer, Zehra ya sevgisini aşkını söylediğinde Zehra şaşkın bir halde gözyaşları içerisinde ciddi misin? ben bir kere daha yıkılırsam bu kez ayağa kalkamam dedi.

Ömer de bana güvenmediğin için seni suçlayamam diyerek ekledi karşında bambaşka biri var, o eski Ömer öldü dedi.

Ve Ömer Zehra dan bir şans daha istedi. Bana güven, sana olan aşkımı tüm dünyaya haykıracağım, dağlara taşlara yazacağım bunun için bana bir şans verir misin? sen bu hayatta tek gerçeğimsin, ne olursa olsun vazgeçmediğim, vazgeçemediğim tek gerçeğimsin. Sen olmazsan ben bir hiçim, nefessizim, soluksuzum dedi.

Tam sarılmak istediği an Zehra kendini geri çekti. Ömer boşlukta kaldı. Bu çok normaldi. Zehra ne zor günler, geceler yaşamıştı.  Hiç hak etmediği sözleri Ömer den işitmiş, hiç hak etmediği muameleleri görmüştü Zehra.

Hele ki hayatının en özel, en güzel gecesi düğün gecesinde gördüğü muamele, işittiği o sözler yenilir yutulur cinsten değildi. Ama Zehra yaralı kolu kanadı kırık gönül kafesinde can çekişen muhabbet aşk kuşunu öldürmemek için elinden geleni yaptı yaralıydı yarası çok tazeydi.

Kolay değildi, birkaç tatlı söze olup biten her şeyi unutmak, kolay değildi ağızdan çıkan kulaktan giren kalbe gönle işleyen ve gönül kuşunu aşk kuşunu, muhabbet kuşunu yaralayan, inciten o sözleri bir kalemde silmek kolay değildi. Kanadı kırık yaralı bir sevda muhabbet kuşu gönül kafesinde can çekişirken Ömer hiç aldırış etmemiş görmezden gelmişti.

İnanmamış güvenmemişti Zehra ya ama şimdi kendisi Zehra ya bana inan, bana güven diyor. Önce sen inanmayı, güvenmeyi öğren Ömer ondan sonra Zehra dan bunu iste.

Zehra Ömer’in gözlerine bakmak istemiyor, Ömer ısrarla gözlerime bak diyor. Bakarsan orada seni ve sana olan aşkımı göreceksin diyor, sen varsın, senin aşkın var, seni kalbime kazıdım seni oradan kimse söküp atamaz, bunu ben bile başaramadım dediğinde,

Zehra gözleri ile Ömer’e bakarak Ömer deyince, Ömer de efendim aşkım dedi.

Ömer ben duygularını açıkça ortaya koyabilen bir insan değilim bunu biliyorsun, ben seni her an sevdim, sevmediğim bir an olmadı ben senden vazgeçemedim dediği an Zehra Ömer diyerek Ömer’e sarıldı.

Ömer’in gözlerinden yaşlar sel oldu aktı. Bir erkeği ağlarken görmek pek kolay değildir, hele Ömer gibi olanları ama Ömer bu kez kendini bile aştı. Duyguları ile hareket ederek içindeki o saf masum sevgisini ortaya gözyaşları ile koydu Ömer.

Umarım bundan sonra Zehra yı üzecek, kıracak, incitecek her hangi bir davranışta, sözde bulunmazsın Ömer.

Ömer Zehra ya bir kere daha ben seni çok seviyorum dedi. sıkıca sarıldı saçlarından kokusunu içine çekti Ömer.

Sabah ile Teoman dışarda buluşmuşlar, Sabah Kerem de gelecek diye beklerken Kerem gelmedi. Aslında Kerem geldi onları gördü. Kırmızı gülü Sabah’ın alışını da gördü. Bırakıp gitti.

Zehra, Ömer’in bu birden bire değişmiş olan ruh haline bir anlam veremedi ne oldu da değiştin? diye soruyor Zehra.

Ne değişmedi ki Zehra, Ömer kafasında seninle ilgili sorulara cevap buldu. Yanlış anladığı konular açıklığa kavuştu. Bunda da Sabah ile olan konuşması çok büyük rol oynadı. Sabah bir gün sana anlatırsa Ömer’in dükkana gelip düğün gecesi ne konuştunuz diye sorduğunu, o zaman anlarsın sen Zehra Ömer’in yine bir yanlış anlama yüzünden sana böylesine acımasızca davrandığını.

 Ömer zifiri karanlık bir uykudaydım uyandım, gerçekleri gördüm, bırak geçmiş geçmişte kalsın bugünümüzü yaşayalım dedi.

Evet geçmiş adı üstünde geçmiş gitmiş.

Zehra ağlıyor, Ömer neden ağladığını soruyor, Zehra da yaşadıklarımı düşününce olanları hatırlamak çok acı veriyor deyince Ömer, unut yalvarırım unut dedi.

Unut demek kolay ama unutması çok zor.

Bir mıh gibi kazındı beynime, yüreğime attığın o zehirli ok gibi sözlerin.

Unut demesi sana kolay, unutması benim için çok zor.

Nasıl canım yandı sen bilemezsin,

Cam değil, kağıt kesiği gibi keskindi sözlerin

Seviyordum seni, değer veriyordum sana

O yüzden dayandım, senin benim canımı yakmalarına.

Aslı

Ömer Zehra ya sevdiğine, bu yaraları ben açtım ben kapatacağım dedi. Zehra’nın bence gönlünden geçen şunlar olmalı. “Yeni yaralar açmada eski ve şimdi ki mevcut var olan yaralarım kabuk bağlasın. Yaralarımı kanatıp canımı daha da acıtma Ömer.”

Salim amcaların evinde yeni bir gün başlamış kahvaltı sofrasında kahvaltı yapılıyor. Ancak Salim amcanın içtiği çaydan pek bir tat aldığı söylenemez, iştahı yok, 2 gün önce biten ve yenisini almadığı ilaçları yüzünden, birde Yasemin ile Koray’ın ayrılık haberi, Salim amcanın yaşlı kalbini fazlası ile yordu.

Ufaktan bir ağrı giderek büyük bir ağrıya dönüştü, güçten düşürdü Salim amcayı dükkana gidemedi. Canan ilk fark edendi durumu, hemen annesine haber verdi. ilaçlarının bittiğini o an öğrendiler.

Canan hemen ilaç almaya eczaneye giderken, halada Zehra yı arayıp haber verdi durumu.

Zehra henüz babasının durumundan haberdar değildi, Ömer ile olan konuşmaları devam ediyor, Ömer sen beni affettin mi diye soruyordu. Zehra da affettiğini söyledi.

Çünkü, Zehra Ömer’i çok seviyordu. Ne kadar kırsa da kalbini, incitse de yüreğini seviyordu. Eşiydi başkasına yer yoktu gönlünde Ömer den başkası yoktu seviyordu Zehra Ömer’i eşini affetmişti.

Ömer buna çok sevindi ve hemen romantik bir anda öpmek istedi. Zehra da istiyordu bunu ama bir telefon bu buluşmayı engelledi.

İyi de oldu. öyle kolay olmamalı, iki tatlı söz söyledin, afffedildiğini öğrendiğin diye vuslat hemen olmamalı Ömer bey.

Yok öyle kır dök parçala, sonra gel özür dile, iki tatlı söz söyle iş bitsin. Göstereceksin sevdiğini, inandıracaksın, ispatlayacak, bir daha üzmeyeceğinin, kırmayacağının garantisini verecek ona göre davranacaksın ondan sonra vuslata erersin, şimdi olmaz Ömer bey. Ben seni ne kadar seversem seveyim burada Zehra dan yanayım.

Zehra telefona bakınca babasının rahatsızlandığını, hastaneye gitmek istemediğini öğrendi ve Ömer ile beraber hemen mahalleye gittiler.

Sabah tan hoşlanan Teoman, birlikte kahvaltı yapmak istedi Kerem de gelecek diye Sabah buluştu Teoman ile ama Kerem yanlarına gelip oturmadı. Teomanın Sabah’a gül verdiğini görünce gitti.

Sabah Teomanı reddetti. Teoman da Sabah dan bunun intikamını almak, kendisinden yardım istesin diye ona bulduğu işte zorluk çıkarsınlar diye birileri ile telefonda konuştu.

Sabah Kerem’i seviyor, Kerem de Sabah’ı. Ama birbirlerine bir türlü açılamıyorlar.

Koray Ömer’in şirketinde işe başladı ona ait bir oda bile ayarlandı. Yanlış hatırlamıyorsam Alev’in odasıydı orası şimdi Koray’ın oldu. ve Ömer Koray’ın şirkette işe başladığını bilmiyor. Torpil olmadan kendi bilek gücü ile işe girdi Koray. Böylesi daha iyi.

Ömer daha sonra Korayın onu odasında ziyarete geldiğinde öğrendi şirkette çalışmaya başladığını ve Ömer iki kahve söyledi beraber içtiler sohbet ettiler.

Ömer ve Zehra mahallede Salim amcayı ziyaret ettiler. Ömer’i şirketten aradılar bir sorun varmış gitmesi gerekti. Ama evden giderken de kapının önünde hiç gitmek istemedi Ömer. şirkette sorun varmış umurunda bile değil Ömer’in varsa yoksa Zehra.

Zehra git deyince, Ömer gitmemi istiyorsun diyor. Evet yani hayır diyor Zehra. Şaşkın aşıklar. Ah Aşk ah. Ne hale koydun şu Zehra ile Ömer’i.

Ömer’in elinden gelse şirketi tüm dünyayı unutacak sadece Zehra sı olacak yanında da işte ne yaparsın hayat devam ediyor, işlerin yürümesi gerekiyor. 

Hadi Ömer kış kış, işe git bakayım sen, bu muhabbetinizi aşkını sonraya sakla hemen tüketip bitirme, Zehra yı bir daha üzme, üzersen Zehrayı kafandan aşağıya soğuk su dökerim şu kış günü donar hasta olursun ona göre acımam sana hadi işine, gücüne, hadi evladım güle güle.

Ömer bir türlü gidemiyor, Ömer’in o haline çok güldüm, yeni aşık olmuş genç delikanlı gibi Ömer, fırsat buldukça ara, ben seni arayacağım, mesaj da atarım, cevap yaz ama, pazarlık yapıyor şaşkın aşık. Ömer’in bu hallerini gördükçe bende mi aşık olsam diyorum. Sonra da yaptığı diğer şeyleri düşününce de vazgeçiyorum. Bir zorba, bir aşık Ömer. hangisi daha iyi tabiki aşık Ömer. zorbalığı başkalarına yapsın Zehra ya değil.

Ben hiç zorba Ömer’i çekemem kusura bakma Ömer.

Canan bunları kapıda gördü. Gitmedin mi sen enişte? İyimisiniz ? diye soruyor. Nasıl gitsin aşık Ömer. Zehra nın kapısında kul köle bakalım ne kadar sürecek böyle.

Canana önce Zehra, İyiyiz, sonra Ömer iyiyiz, Canan da iyi dedi. bana göre çok komikti bu sahne 😀

Sonunda Ömer gidiyor giderken de Zehra’nın yanağından bir öpücük aldı da gitti. Çok komik bu Ömer her fırsatta Zehra yı öpmek istiyor. Zehra’nın yerinde ben olsam bir tokat atardım yüzüne bana onca acıyı yaşat sonra gel öp oh ne ala mualla derdim de neyse seviyorum Zehra gibi kıyamazdım Ömer’e paşama. kıyardım belki de.

Şu kış günü soğuk hava da Zehra’nın ateşi ile yanıyor Ömer.

Teoman’ın Sabah’a bulduğu iş de Teonun istediği gibi sorun çıkardılar ve Sabah Keremden yardım istedi. Kerem ilk başta yardım edecekken son anda vazgeçti sana Teo yardım etsin ben karışamam dedi kendi eli ile Sabah’ı Teoman’a yönlendirdi. Bir dayaklık ta Kerem yardım etsen kıza ne olur sanki.

Ömer şirkete geçerken doktor göndermiş Salim amca için evde muayene etti doktor ilaç verdi. Zehra da teşekkür mesajı gönderdi.

Ömer şirkete varınca da şirkette Selin istemeyerek bir hata yapmış bu hata fark edilmeseymiş, şirket büyük zarara uğrayacakmış. Selin istifa etmek isteyince Ömer, Selinin bu davranışını anlayışla karşıladı. Herkes hata yapabilir istifa etmene gerek yok dedi. Nihat  ile birlikte sorunu halledelim istedi Ömer.

  

  Herkes Ömer’in bu yaklaşımına şaşırdı başka zaman olsa yıkar dökerdi ama Zehra ile barışmış olmanın, kafasındaki sorulara cevap bulmuş olmanın verdiği rahatlık vardı Ömer de.

Nihat Ömer ile odasında konuşurken Ömer ile Zehra’nın barıştığını, Zehra’nın Ömeri affettiğini öğrendi. Ama Ömer sadece af dilemiş işin gerçek yüzünü bunca kötü muameleyi bir yanlış anlamadan yaşadığını bilmiyor Zehra.

Bunun içinde bir sorun çıkmaz umarım.

Şirkete yeni ortaklar geliyormuş, akşam toplantı varmış, kimmiş bakalım bu ortak?

Konakta Asya Cevriye babaannesi ile koşmaca yakalamaca oynuyorlar. Hanım ağa Bahşende hanım da bundan rahatsızlık duydu ve birde Kervancıoğlu böyle davranmaz nerede nasıl duracağını bilir, sanırım bunu san kimse öğretmedi dedi.

Cevriye hala da Asya yı odasına oyun oynasın diye göndererek, Asyanın soyadı Eray dedi. soyadı kavgası çıkacaktı konakta.

Ama unuttukları çok önemli bir konu var. Asya şuan da bir çocuk sizin makamınız, mevkiniz, rütbeniz, statünüz, soyadınız onu ilgilendirmez. O oyun oynayarak hayatı öğrenme derdinde. Sizi gözlemleyip ilerde sizi taklit edecek durumda. O bir çocuk bunu unutmadan ona göre davranın Asya ya kişisel savaşlarınıza çocuğu alet etmeyin.

Konakta akşam yemeği yenecek Zehra ve Ömer yok. Ömer Zehra larda akşam yemeği yiyor. Konaktakilerin bundan haberi yok. İşte zannediyorlar. Ömer masa altından Zehra’nın elini tutuyor tam ergen oldu Ömer. ama yakışıklı ergen, değişme tamam mı?

Zehra geceyi babasının evinde geçirecek. Ömer yalnız kalacak konakta.

Ve Ömer, Zehra yı mahalledeki baba evinde bırakıp konağa gidecek ama gidemiyor. Seni özleyeceğim, hatta şimdiden özledim dedi. şimdiye kadar bekledim bu gecede beklerim dedi Ömer.

Seni çok özleyeceğim. Çünkü seven sevdiğini özler.

Ben de seni çok seviyorum ve geceden sabaha kadar geçen zamanda çok özleyeceğim. 

Aslı.

BEN SANA AŞIK OLDUM BİR TANEM


Gönlümde bir kara sevda yine

Ömrümde bu ilk defa sonuncu değil

Ben seni böyle sevip ararken

Ömrümden ömrüne bir sitem mi var

Yoksa bilmediğim başka bir şey mi?

 

Ben sana aşık oldum bir tanem

Ben seni öyle sevdim gül tanem

Hadi dön tut ellerimi

Bırakma beni böyle sen bir ömür boyunca

 

Okyanusları akvaryuma sığdırdım

Kuzey rüzgarlarını gönlüme

Sen beni böyle bırakıp gitsen bile nafile

Bir gün sende döneceksin bak

Bir gün sende seveceksin

Akşamların diasını, Yediğim ekmeği

İçtiğim sigarayı,

Bir yudum şarabı anarken

Seni hayasız diyarlarda öyle beklerken

Boşa geçip giden günlerin

Akşamların kavgasında ararken

Umudumda umutsuzluğumda

Boş diyarlarda beklerken

Seni hayasız akşamlarda ararken

 

Ve… Ben sana diyorum ki,

Ben Sana aşık oldum bir tanem

Ben seni öyle sevdim gül tanem

Hadi dön tut ellerimi

Bırakma beni böyle

Bir ömür boyunca

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir