Adını Sen Koy 265. Bölüm 19 Ocak 2018 Cuma

Alev’in gitmeden önce Ömer’e bıraktığı cd sonunda ortaya çıktı. Ancak Ömer bu cd ye bakmamış içinde ne olduğunu bilmiyordu. Bilseydi imha ederdi Ömer. Nihat’ın bir dosyayı istemesi ile onu dolaptan alırken cd de yere düştü. Öylelikle de cd yi Nihat da öğrenmiş oldu. içine baktı Alev vardı ve bunu Ayşe’nin görmesini istemedi.

Şirkete götürmek orada bakmak istedi ama cd yi bilgisayarının arasından kendi odalarına gittiğinde düşürdü. Düşürdüğünün de farkında değil Nihat. Bunu da Asya buldu içinde çizgi film var zannetti annesi ile izlemek istedi.

Ayşe de kendi bilgisayarından cd yi açtı. Alev çıktı. Asya çizgi film izlemek istediğini, Alev’i izlemek istemediğini söyledi. Ayşe de Asya üzülmesin diye cd ye bakmadı. Ama aklı hep o cd deydi. İçinde ne var diye çok merak ediyor Ayşe.

Nihat da nerede kaybettiğinden habersiz şirkette cd arıyor. Bu sahne biraz saçma olmuş. Nihat cd yi evde kaybetti. Hiç şirkete götürmedi ama kendisi götürdüğünü ve orada kaybettiğini düşüp şirkette cd aradı ve arattı sonuç sıfıra sıfır elde var sıfır cd yok.

Cd Asya da haberi yok.

Ayşe bir kere daha izlemek için bilgisayarını açtı yalnızdı. Tam izliyordu ki sesi çıkmadı ne dediği anlaşılmıyordu. Sonra da görüntü gitti, izleyemedi Ayşe. Bizde Alev’i cd de görsek iyiydi.

Ömer Zehra ile konağa geldiler. Cevriye hala ilk görendi kapıda. Hediye abla da geldi. Cevriye halanın sesine Abisinin geldiğini ayağına bir şey olduğunu anladı Ayşe. hemen odadan çıkıp yanlarına gitti. Ne olduğunu sordu abisine Ayşe,

Ömer de toprak kaygandı ondan düştüm önemli bir şey yok dedi Ömer.

 Sonra da Zehra’nın yardımı ile odalarına geçtiler.  Zehra da Ayşe de Ömer’e yardım etti. Cevriye hala da geldi. Acıdan yüzü sapsarı belli etmiyor ancak çok acı çektiği belli dedi. Zehra da endişelendi. Kremdi, buzdu derken iyileşti ayağı Ömer’in ama söylemedi iyileştiğini Zehra’nın onunla ilgilenmesini istiyordu buda Ömer’e göre iyi bir fırsattı. En azından boşanma konusu kapanmış evdeydi gitmemişti Zehra.

Ayşe ve Zehra, Ömer’in yanı başında Ömer Ayşe rahatlasın diye eskiden de olurdu birkaç güne geçer sen üzülme dedi. fırsat bu fırsat Ayşe yi öperek ortamı yumuşatan Ömer. Ben çok şanslı bir adamım hayatımdaki iki kadında çok güzel bir kalbe sahip, bu şansı heba edecek bir aptallık yaparsam beni bağışlar mısınız? diye sordu.

Ayşe de bağışlardım, senin bende kredin sonsuz dedi.

Ömer’in niyeti Zehra’nın fikrini öğrenmek bağışlayıp bağışlamayacağını öğrenmekti. Zehra bu konu da hiç konuşmadı.

Ayşe den olumlu yanıt alan Ömer, Ayşe ye, bazen öyle hatalarla karşılaşırız ki bu hataları sevdiğimiz kişi yapıyorsa çok canımız yanar. Öfkemiz sevgimize galip gelir dedi. bağışladığımız da özgürleşiriz dedi.  Bu sözler Ayşe ye söylüyor gibi görünse de aslında bu sözler Zehra içindi.

Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla olayı yaşandı o odada.

Ayşe de haklısın abi dedi ve ekledi bu karı koca arasında ise durum biraz farklı, o konuda bir şey söyleyemeyeceğim, ayağını denk olsan iyi olur abicim diyerek abisinden bilgisayarını istedi. Bilgisayar şirketteymiş izleyemedi Ayşe.

   

Koray da Salim amcanın dükkanında sabaha kadar çalıştığı için şirkette kendi odasında masa başında uyuya kaldı. Kerem de Koray’ın istediği temiz gömleği getirmişti. Koray’ı uyurken gördü. Sadece Kerem değil, Özge de gördü rahatsız oldu durumdan kahve getirmeye gitti.

Sonrada toplantıya geçtiler üç kişilik küçük bir toplantıydı. Özge Koray ve Nihat vardı. Koray bir dosyayı yetiştirememiş Özge Koray’a kızınca Nihat araya girdi ve Koray’ın yeni olduğunu ve eksikleri tamamlar sen merak etme, hem siz bir ekipsiniz ben size güveniyorum dedi şirketten eve geçti Nihat.

 Sabah da Kerem’in kendisinden hoşlandığını düşünüyor. Kaçıyor Sabah Keremden. Bir yandan da merak ediyor Kerem’i.

Ömer’i odasında babaannesi de ziyaret etti. Zehra’nın hazırladığı kremi görünce böyle koca karı ilaçları ile olmaz. Doktor çağıralım deyince, Ömer de daha öncede buna benzer olaylar başıma geldiğinde Zehra’nın hazırladığı ilaçlar iyi geldi dedi. bu sözler hoşuna gitti Zehranın ben doktor çağırdım gelecek dedi Zehra da.

Doktor geldi baktı. Sadece doku zedelenmesi önemli bir şey değil dedi. tabi Zehra odada olmadığı için bunları duymadı. Ömer bir yalan uydurdu Zehra ona baksın gitmesin boşanma konusu açılmasın diye.

    

Ömer’in yemeği odasına gelmişti. Zehra yoktu salondaydı. Ömer Zehra yanına gelsin kalsın istedi bunun içinde olmadık numaralar düşündü. Yemek soğuk ısıtsak mı? vazgeçti. Lavobaya gitmem lazım vazgeçti uygun olmazdı diye düşündü Ömer.

Ömer böyle yollar ararken kendine, Zehra salonda oturuyordu. Bahşende hanım da Ömer’in yemek yeyip yemediğini bilmediğini, söyleyen Zehra ya kızdı. bunun üzerine odaya giden Zehra Ömer’in yemek yemediğini gördü elleri ile yemek yedirdi.

Ah Ömer ah küçük yaramaz çocuklar gibisin. Bir zamanlar gerçekten hastalanmıştın da sana yardım etmek isteyen Zehra’nın yardımını kabul etmemiştin. Şimdi ise hiçbir şeyin yok ama Zehra seninle ilgilensin, yanında olsun diye hastaymış gibi davranıyorsun hiç yakışıyor mu senin gibi koskocaman erkeğe? Gerçekten hasta olsan acaba yine böyle davranırmısın çok merak ediyorum?

Ömer, Zehra ya teşekkür etti ve ayağım hiç iyileşmese ve sen hep yanımda böyle kalsan dedi. senin bir şeyin yok ki Ömer naz yapmayı bırak. Bak Zehra anlayacak numara yaptığını ve bir gün gerçekten hasta olduğunda bu kez o sana inanmayacak. Bir gün gerçekten hasta olsan da birde o ruh halini görsek senin yine böyle mi davranacakmısın?

Ayağım iyileşince kalbimdeki yaralar açılacak onun tedavisi yok dedi Ömer. Ömer Zehradan boşanmak istemediğini bir kere daha bu şekilde dile getirmiş oldu.

Gece bitmiş sabah olmuştu.

Kerem Sabah’a olan aşkını itiraf etmek için önce kendisi ayna önünde prova yaptı. Sonra da kendisini tam hazır hissedince evden dışarı çıktı.

Can erkenden şirkete gitti oradan Ömer’in imzalaması gereken dosyaları aldı konağa getirdi. Ayşe’nin de bilgisayarını yaptırmış teslim etti. Ayşe çok merak ettiği cd ye sonunda baktı. Bizde görseydik, duysaydık neler söylemiş Alev?

Ayşe izledi dinledi ağlamaya başladı. Gözyaşları sel oldu aktı.

Zehra da Ömer için kahvaltı tepsisi hazırlayıp getirdi. Ömer yataktan kalkmış da düzlemiş yatağını. Banyoda Ömer ve banyodan yürüyerek  gelen Ömer’i gören Zehra çok şaşırdı bir o kadar da kızdı Ömer’e.

Ömer de ben ne yaptıysam seni kaybetmemek ellerimin arasından kayıp gitmeni izlemek istemediğim için yaptım. Aşk insanın gözünü gerçekten de kör ediyormuş. Ben seni seviyorum yaptığım bütün çılgınlıkların sebebi sensin dedi Ömer.

Zehra da o düğün gecesi Ömer’in yaptıklarını yeniden hatırladı. Üzüldü. Ne yapsam unutamıyorum. Gözümü kapadığımda, bu yatağa her baktığımda bana güvenmediğini o anı hatırlıyorum unutamıyorum dedi.

Ömer de özür diledi ama kar etmedi. Zehra kararlıydı Ayşe ile konuşacaktı. Ömer durdurdu Zehra yı o zaman birlikte söyleyelim Ayşe ye dedi.

Ve Ayşe odaya ağlayarak girdi. Ömer ve Zehra çok şaşırdılar ve bizim sana söylemek istediklerimiz var dediklerinde Ayşe de bunu bana nasıl yaparsınız diye hesap sordu.

İNCEDEN İNCEDEN 

Geri dönmek için geç kaldın, sıra sende üzüleceksin
Varlığınla ne kazandırdın? yokluğunla ne kaybettireceksin?
Bir gün, iki gün sonra çözülür bağladığım karalar
Önüme bakarım, taş olsan yoluma kalbim seni paralar 

Gel deneyelim diyorsun olur  mu yeniden?
Ruhumu okşuyor inceden inceden
Kanmam be oğlum, neler gördüm neler
Nasibimi aldım tüm yeminlerden

Tuğba YURT

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir