Adını Sen Koy 268. Bölüm 24 Ocak 2018 Çarşamba

Ayşe, Abisi ve Zehra’nın gerçekte evli olmadıklarını Alev’in giderken bıraktığı cd yi izleyerek öğrenmişti. Alev giderayak yine yapacağı kötülüğü yapmıştı. Ayşe bir de eşi Nihat dan darbe almıştı. Bu gerçeği bildiği halde kendisinden sakladığı için Nihat’a da kızgındı Ayşe ve eve sığamıyordu.

Asya okuldan gelince onu karşıladı ve kendisi konaktan dışarı çıktı. Parka gitti dolaştı hava aldı yaşadıklarını düşündü ve hepsinin bir yalandan ibaret olduğunu düşündü. Ayşe yemekte yemedi sanırım, bir de üzüntü de eklenince başı dönmeye kendini kötü hissetmeye başladı Ayşe.

Konağa psikolog gelmiş evdekilerle konuşmuş sıra Ayşe ye gelmişti ancak Ayşe yoktu ortalıkta. Kaç kere aradılar açmadı en son Ömer aradı açtı Ayşe geliyorum dedi kapattı Ayşe ve karşısına Müge çıktı. Hastaneden kaçmış, polis her yerde onu arıyordu.

Konuşmak istediğini söyledi. Ayşe gitmek istediğini ama Ayşe’nin ayakta duracak gücü kalmamış olduğu yere bayılıp kalmıştı. Müge biran endişelense de yoldan geçen taksiyi durdurup Ayşe yi kendi evine götürdü.

Artık Ayşe Mügenin esiri olmuştu.

Ömer bir kere daha aradığında Ayşe baygın bir halde takside Mügenin yanındaydı. Telefonu meşgule atıp kapattı Müge. Ömer ulaşamadığını söylediğinde Nihat da aradı o da ulaşamadı. Her ne olursa olsun telefonunu kapatmaz Asya’nın annesi ile konuşmak isteyeceğini bilir dedi Nihat.

Yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu Nihat anlamıştı. Ela hanım da bu durumu Ayşe nin yaşadıklarına bağlayarak Ayşe’nin sizin ile konuşmamak istememesi çok doğal dedi. kadın nerden bilsin Ailenin başına bela olacak olan Mügenin hastaneden kaçtığını ve Ayşe yi rehin aldığını.

Ömer tedirgin, Ömer endişeli Ayşe için ve Zehra fark etti durumu Ömer’in elinden tutarak sakin ol dedi.

Mahallede Kerem, Sabah dan beklediği ilgiyi göremeyince birde Canana biz birlikte olamayız dediğini duyduktan sonra artık orada durmanın bir manası yoktu. Kerem mahalleden ayrılıyor, babasının şirketinde çalışmak üzere gidiyordu.

Sabah ise, Kerem’i seviyor ama bunu bir türlü kelimelere dökemiyor, gitme kal diyemiyordu. Kerem dükkanına devren kiralık yazısı asmıştı onu indirdi Sabah. Gelen müşterilere dükkanı vermemek için elinden geleni yaptı Sabah. Bunları Kerem gitmesin diye yaptı. Yapmasına da Kerem’e gitme kal demedikten sonra bunların bir değeri yoktu.

Ela hanım daha fazla bekleyemedi, Ayşe ile de yarın sabah kendi ofisinde konuşmak istediğini söyleyerek ayrıldı konaktan.

Nihat iyice endişelenmeye başladı. Zehra da belki arkadaşı ile dertleşiyordur ondan kapatmıştır telefonu deyince, Ömer Ayşe’nin arkadaşlarını telefonla aramaya, Nihat da Ayşe’nin her zaman canı sıkılınca gittiği bir yer varmış oraya bakmaya gitti.

Ayşe, Mügenin evinde koltuk da baygın kendine geldi nerede olduğunu, kendisine ne olduğunu anlamaya çalıştı. Müge geldi yanına çorba pişirmiş Ayşe ye olanları anlattı. Bayıldığını, eve götüremediğini buraya getirdiğini, kendini iyi hissedince göndereceğini kendisi ile konuşmak istediğini söyledi.

Konakta Asya annesini dayısına soruyor, dışarısı karanlık oldu hemen gelsin annem, ne zaman gelecek annem dayı? diye. Ömer de Asya üzülmesin diye konuyu değiştirdi Ömer karanlık olunca benim karnım acıkıyor, bakalım seninki de acıkmış mı? ooo çok acıkmış öyle söylüyor.

Benim bildiğim çok güzel bir lokanta var adı da Hediye abla lokantası şurda ilerde gidip bir şeyler yiyelim mi? diye sordu Ömer.

Hediye abla lokantası mı 😀 ilahi Ömer, hiç güleceğim yoktu sen güldürdün beni sağ olasın Ömer.

Birlikte Hediye abla lokantasına gidildi misket köfte yapmış yanında da ayran ve ayrandan bıyık yaptı Asya ve çok da yakıştı o bıyık Asya ya tam ısırmalık yanakları maşallah.

Asya Hediye ablaya yaptığı yemekler için teşekkür etti. Çok güzel olmuş eline sağlık Hediye abla dedi. Afferim Asya ya.

Ayşe kendini biraz iyi hissedince çantasını aramaya başladı. Mügede elinde çaylarla geldi. İçinden Aklı sıra labirentinden kaçacaksın seni gidi iğrenç küçük fare dedi Ayşe için. Getirdiği çayda ilaçlı uyku ilacı var o çayı içirip Ayşe yi uyutmak evdekilerinde Ayşe yi iyice merak etmesini sağlamak istiyor Müge.

 Ve Ayşe ye yalanlarını sıraladı. Ben sizin evde çalışmaya başladığımda senin Nihat’ın eşi olduğunu bilmiyordum. Hepsi Nihat’ın kumpasıymış. Beni o arayıp bulmuş eve o özellikle getirmiş. Bunu öğrendiğimde beynimden vurulmuşa döndüm, istifa etmek istedim bırakmadı, bir kere ayrıldık bir daha ayrılamayız dedi.

Ayşe de duyduklarına çok üzüldü ağlayarak yalan söylüyorsun dedi.

 

Şu manyak, psikopat, Müge ye bak sen ayak üstü kırk yalan uydurdu Ayşe ye. İnanma Ayşe hepsi yalan gerçek değil. Daha bitmemiş yalanlarına devam ediyor Müge manyağı. Nihat Ayşe yi sevmiyormuş da, ayrılmak istiyormuş da, Ayşe intihar edebilirmiş de, psikolojik derecede hastaymışda, alıştıra alıştıra ondan boşanacakmış da diyerek Ayşe yi iyice üzdü.

Bunları anlatırken sakın kendini anlatıyor olmayasın Müge demek geldi içimden. Psikolojik derece de hasta olan Ayşe değil sensin. Akıl hastanesine yatırılan ve oradan kaçan da sensin. Senin tedavi olman gerek Ayşe nin değil.

Ayşe nin tedavisi sadece abisine olan güvenini neden kaybettiği konusunda yardım destek almak olur.

 

Geceleri Ayşe uyurken Nihat Mügeye mesaj atıyormuş, Asya, Nihat ve Müge üçü bir, bir yuva kuracaklarmış bunun hayalini kuruyormuş Nihat. Yalana bak be, ufak at da civcivler yesin. Senin bu yalanlarına kuşlar bile inanmaz Müge.

Ayşe kalkıp gitmek istedi gidemedi ilaçlı çay etkisini göstermeye başlamıştı.

Ömer ve Zehra da araba ile karakola gidiyorlardı. Yolda Nihat’ı aradılar. Nihat da hastanelere bakıyordu ama hiçbir yerde yoktu Ayşe. Ömer iyice gerildi arabanın direksiyonuna vurdu Zehra da istersen duralım bi elini yüzünü yıka dese de durmadı Ömer. duramazdı biran önce kardeşini bulmak istiyordu.

Zehra Ömer’in elini elleri arasına aldı bulacağız ben bütün kalbimle inanıyorum Ayşe yi sağ salim bulacağız dedi.

Kerem Sabah’a sırılsıklam aşık çok seviyor ve ondan bu sevgisine karşılık bulamadığı için çok üzülüyor. Evde oturmuş düşünürken Koray geldi yanına oda oturdu başladılar konuşmaya. En son lise sondayken böyle yere oturup konuşmuşlar. Onca geçen zamandan sonra yine aynı şekilde oturarak dertleştiler.

Kerem Sabah ile aralarında olanları anlattı. Koray da gitmeni istemiyor da ondan eğer Sabah sana gitme deseydi bir şey değişir miydi diye sorunca, Kerem; içime bir umut düşmüştü. Tamam o beni benim onu sevdiğim gibi sevmiyor. Ama onca yaşanmışlıklar var arkadaşlığımız var gitme kal desin istedim dedi kıpkırmızı olmuş yaşlı gözlerle Kerem.

Koray Kerem’e Sabah’ın senin ile konuşması için fırsat ver dedi. bakalım bu fırsatı verecek mi Kerem?

ÖYLEYSE SABAH DAN KEREM’E GELSİN BU ŞARKI

GİTME KAL

Gönlüme ateş açtın gönlüme
Hasreti yara ettin kalbime
Dargın ol ya da ister kız bana
İstiyorsan kır beni ama gitme kal

Hasretim ben sana deli gibi hasretim
El ele, yan yana öperken hasretim
Yokluğun bir tek an bile çekilmiyor
Bu acı bu ateş sensiz çoğalıyor

 

Hasretim ben sana deli gibi gitme kal
Kırgın ol, dargın ol ama yine gitme kal
  

Ömrüme giriverdin gönlüme
Bana kız bana küs ama gitme kal
Derdime keder ektin derdime
Bir inat sebep oldu gitmene
Bir düşün yazık değil mi bize?

 

Hasretim ben sana deli gibi hasretim
El ele, yan yana öperken hasretim
Yokluğun bir tek an bile çekilmiyor
Bu acı, bu acı hiç dinmiyor

Hasretim sana hasretim
Yan yanayken hasretim
Yokluğun inan çekilmiyor
Bu acı, bu acı inan çoğalıyor
Hasretim ben sana deli gibi gitme kal
Kırgın ol, dargın ol gitme kal

Yıldız TİLBE Ragga OKTAY

Cevriye halam sen çok yaşa emi Salim amcaların evinde Zehra’nın odasında oturmuş koltukta içinden konuşuyor. Bahşende hanımdan bahsediyor. Zehirli bir kirpi yüzünden yerimden yurdumdan oldum. Geldi hepimizin keyfinin ortasına tüy dikti Bahşende marka buzdolabı. Bunun garanti süresi de dolmuş geriye de veremiyorsun dedi.  😀

Aldı mı beni bir gülme 😀  keyfim yerine geldi çok güzel oldu iyi ki varsın sen Cevriye hala. 😀

Cevriye hala Salim amcalarda birkaç gün daha kalacak, halanın bir akrabası evleniyormuş ona yatak örtüsü örmeye söz vermiş ama yetişmeyeceği için Cevriye haladan yardım istedi, o da kabul etti. Cevriye hala o mendeburun yüzünü görmeyeceğim diyerek çok mutlu keyfi yerinde.

Ömer ve Zehra emniyette Murat komiser ile konuştular. Ayşe’nin Kan grubunu, resmini verdi Ömer, beklemeye başladılar. Beklerlerken bir yangın haberi geldi yeni evli çiftin evinde yangın çıkmış, kocası eşinin içerde olduğunu duyunca gözünü kırpmadan içeri girmiş sonuç feci son.

Ömer ve Zehra bunu duydu. Ömer ölüme bile el ele gidecek kadar seviyorlarmış birbirlerini dedi. Ayşe den haber beklerken Zehra Ömer’in omzunda uyudu uyanınca da üşüdü Ömer de kabanını verdi.

Nihat geldi hiçbir yerde Ayşe yi bulamadığını söyledi. ben hiç onsuz kalmadım ki Ayşesizlik nasıl bir şey ben bilmiyorum dediğinde Ayşe Mügenin evinde çantasını bulup, Nihatı aradı. Yerini söylemedi. Mügeden bahsetmedi. Mügede duydu bu konuşmayı ve daha sonra gitmek isteyen Ayşe ye engel oldu. odaya kapattı.

Ömer Nihat ve Zehra, Ayşe den haber aldıkları için çok mutlular. Komiser Murat ile konuşup Ayşe ile konuştuklarını söylediler. Komiser Murat bu habere sevindi ancak Müge nin de hastaneden kaçtığı haberini vererek dikkatli olun dedi.

Ömerler konağa gideceklerdi ancak vazgeçip Ayşe yi arkadaşından almak istediler. Ömer aradı neredeysen adresi ver gelip alalım dediğinde. Karşı tarafta Müge Ayşe olması gereken en güvenli yerde benim yanımda.

Beni sesimden tanımadıysan ben Müge Sürpriz dedi.

Hay senin gibi sürpriz olmaz olsun emi Müge.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir