Adını Sen Koy 270. Bölüm 26 Ocak 2018 Cuma

Müge yatırıldığı akıl hastanesinden bir yolunu bulup kaçmış, Ayşe yi takibe almıştı. Onunla konuşmak istediği an Ayşe ruhsal anlamda iyi değildi. Alev’in giderken bıraktığı cd den abisi ile Zehra’nın gerçekten evli olmadıklarını öğrenmiş dünyası başına yıkılmıştı. Birde eşi Nihat’ın bunu bildiğini öğrenmiş hep den yalnız kalmıştı Ayşe.

İşte bu ruh hali içerisinde kendini konaktan dışarı atan Ayşe yolda Müge ile karşılaştı.

Ve birden bayıldı. Mügede fırsattan istifade edip bir taksiye atlayıp Ayşe yi eve götürdü. Ayşe yi orada rehin tuttu. Uyku ilaçlı çay içirdi bir gece ailesinden ayrı kalmasını sağladı. Sonraki zamanda Ayşe bir yolunu bulup eşi Nihat ile konuştu. Arkadaşında kaldığını eve geleceğini söyledi.

Müge de bunu duydu Ayşe yi bağladı evden gitmesine engel oldu. Ayşe yi olduğu yerden almak için arayan Ömer’in telefonuna Müge cevap verince Ayşe’nin Müge tarafından kaçırıldığını anladılar. Komiser Murat dan yardım aldılar. Ömer ve Zehra hastaneye gidip orada bir bayan dan anahtar ve evin adresini öğrendiler oraya gittiklerinde Müge Ayşe yi binanın çatısına çıkarmıştı.

Çatıda Ayşe, Müge, Ömer ve Zehra vardı. Polislerde sonradan adrese geldiler Nihat da geldi. Zehra Mügenin dikkatini bak Nihat da gelmiş diyerek dağıtmayı başardı. Ömer de Ayşe yi Mügenin elinden çekip almayı başardı.

Ama Müge boş durmadı Ayşe yoksa Zehra vardı onunla bir süre cebelleşti ve Müge dengesini kaybedip çatıdan aşağıya düştü. Zehra ise son anda duvardan tutmayı başardı. Ama gücü giderek tükeniyordu. Ömer diye bağırdı. Ayşe de abisinin ağzının bağını çözünce abisini uyardı.

Ömer düşmek üzere olan Zehra yı son anda kolundan tutarak var gücü ile yukarı çekerken Zehra da ayakları ile duvardan destek alıp kendini yukarı itiyor bu şekilde Ömer’e yardımcı oluyordu. Aşağıya düşmesi an meselesi olan Zehra, Ömer’in çaba ve gayreti ile aşağıya düşüp yaralanmaktan son anda kurtuldu.

Ömer ve Zehra birbirlerine sarıldılar Ayşe de onlara katıldı Ömer aynı anda hem sevdiği eşi Zehra ya, hem de canından çok sevdiği kardeşi Ayşe ye sarılıyor onlara kol kanat geriyordu. Zehra güçlü kızmış vesselam. Ben onun yerinde olsaydım Ömer beni kurtardığı an dizlerimin bağı çözülür ayakta duramaz olur, olduğum yere yığılır kalırdım.

ELLERİMİN ARASINDA BİR HAYAT

Tutarsam, tutunursan bana, bu hayat devam edecek

Ya ya tutamazsam, tutunamazsan bana, kayıp gidersen düşersen

Bir hayat sona erecek gözlerimin önünde

Her şey nasılda boş ve anlamsız, Kavgalar, gürültüler.

Şuan sen ellerimden tutuyor hayata tutunuyorsun. 

Ya gücün biterse, ya tutamazsan ellerimden kayıp gidecek düşeceksin, 

Göz göre göre kaybedeceğim seni.

Bu Son bir bakış, son bir veda, son bir söz olmasın gitme.

Beni terk etme, beni sensiz bırakma bu yer yüzünde.

Tut elimden sıkıca, hayata tutun sımsıkıca

Aslı

Asya annesini çok özlemiş, öyle ki Ayşe konağa varınca Asya annesine koşarak sarıldı. Dayısı annen biraz yorgun uyusun deyince, beraber uyuyalım söz sen uyurken ses çıkarmam deyip odaya koştu Asya. Ayşe de kızı ile vakit geçirmek istediği için odasına gitti.

Şirkette işleri Özge yürütmeye çalışıyor ancak pek de başarılı değil, hata üstüne hata yapıyor ve sil baştan başa sarıyor. Koray da incelediği dosya da bir hata bulup getirince ben hepsine nasıl yetişeceğim dedi. Koray da izin ver yardım edeyim iki koldan yapalım dedi. Zamana karşı yarıştığı için Özge kabul etti Koray’ın teklifini.

Bahşende hanım, Ayşe’nin iyi görünmemesinden dolayı nesi olduğunu öğrenmek istedi bunun içinde Nihat ile Ömer’i salona çağırdı açıkça neler olduğunu sordu. Ömer de Ayşe’nin Müge tarafından kaçırıldığını söyledi.

Bahşende de Nihat’a kızdı. insan hiç böyle bir insanı hayatına sokar mı? diye. Ömer de Nihat’ı koruyarak sen zor bir gün geçirdin dinlen diyerek gönderdi. Sonra da babaannesine kızdı Ömer.

Siz Ayşe yi seviyorsanız, eşine daha dikkatli davranmalısınız, Ayşe’nin en zor günlerinde Nihat Ayşe’nin yanındaydı diyerek korudu Nihat’ı Ömer.

Ömer’in bu sahnede kullandığı kravatını lütfen bir daha kullanmayın. Ekranda çizgi çizgi göz alıcı, yorucu çizgiler oluşuyor. Çizgili kıyafetler, kumaşlar kullanılmasa iyi olur. Çekim yaparken ekranınızda bunları görmüyor musunuz? Sizi rahatsız etmiyor mu bu tür görüntüler? Gözünüzü yormuyor mu o çizgiler? Bir bölümde de Cevriye halanın giydiği elbise böyle göz yormuştu. Başkasını bilmem ama benim gözüm yoruldu hipnoz oluyormuş gibi sevmedim. Biraz daha dikkat lütfen.

Zehra odasında saçını tararken yaşadıkları geldi aklına ağlamaya başladı. Ayşe’nin başına gelenlerden kendini sorumlu tutuyor. Ömer odaya gelince ona da söyledi bunu. Daha fazla acı çekmemek için Ayşe ye her şeyi anlatmalıyız dedi Zehra.

Birbirini seven iki aşık da Kerem ve Sabah ama bunu birbirlerine söylemedikleri için bilmiyorlar. Sabah odasında babasının resmine bakarak konuşuyor. Gitmek istemediğini, Kerem’in de kalmasını onunda gitmesini istemiyor Sabah.

Kerem ise eşyalarını toparlamak için gelmişti. Kapıdan bakan Kerem, Sabah’ın buralardan gitmek istediğini, kök salmak istemediğini öğrendi. Oysa biraz daha kalsaydı kendisinin de gitmesini istemediğini duyacaktı. Sabah Kerem’in gitmesini istemiyor.

İnsan gitmek istemese de bazen gitmek zorunda kalır.

Vakit tamam olmuştur çünkü. Zaman ayrılık zamanıdır.

Her ayrılık için erken dense de

Hiç gitmeyecek, hiç bitmeyecek gibi düşünülse de

Gitmek için gelmiştir insan. Gelir ve gider. Zaman biter.

Ay karanlık bu gece. Gönlüm gibi

Oysa ben ne hayaller kurmuştum çocukluğumda

Böyle mi olacaktı gençliğim

Ben böyle hayal etmedim. Ben artık hiçbir şey istemiyorum

Ben sadece sessizce gitmek istiyorum.

Aslı

Kerem üzgün, Kerem’in gözleri yaşlı nedeni Sabah’ın gidecek olması.

Ayşe de üzgün uyku tutmuyor onu da salonda otururken Ömer geldi yanına oturup konuştular ve abisi Ayşe ye her şeyi anlattı. Hastalığının tekrarladığını, Zehra ile nasıl tanıştıklarını, evlendiklerini, hepsini anlattı Ömer. Ayşe de duyduklarına inanamadı. Özellikle de yeniden hasta olması onu sarstı. Ama Ömer şuan çok iyi olduğunu hastalığı yendiğini, eğer hastalığı yenmiş olmasaydın böyle rahat konuşabilir miydim seninle, sen Zehra sayesinde iyileştin bu evlilik sana iyi geldi.

 

Sana iyi geldiği gibi bana da iyi geldi. İlk başta direndim ama bende Zehra yı çok sevdim dedi Ömer.

Zehra da geldi salona Ömer’i gördü ve yaptığının doğru olduğunu, bunu bir gün bir şekilde öğrenecekti en doğrusu senden öğrenmesi iyi oldu. Ayşe seni anlayacak, onun için yaptığın fedakarlığın farkına varacak diye destek oldu Ömer’e.

Hani Ayşe için eve psikolog gelmişti, Hani Ayşe ile o da konuşacaktı ne oldu? unutuldu mu? Ayşe psikolog ile konuşmayacak mı?

Ömer Zehra yı çatıdan aşağıya düşecekken kurtardığı o anı hatırladı. Ömer Zehra yı kaybetme korkusunu çok derinden yaşadığı için bütün gece boyunca gözünü bile kırpmadan takım elbisesini değişmeden Zehra’nın yanına yatağa uzandı ve Zehra ya sarılarak sabaha kadar onun yanında olduğunu, yaşadığını iliklerine kadar hissetti Ömer.

Sabah olunca da Zehra da uyandı Ömer’in kendisine sarıldığını gördü ses etmedi onunda hoşuna gitmişti bu durum.

Ayşe Nihat ile abisinin kendisi ile yaptığı konuşma hakkında konuştu. Nihat tam Ayşe ye abisinin sözleşmeli evlilik yaptığını, gerekirse abin senin için canını bile verir dediği an kapıda Asya ile Bahşende vardı ve bu sözleşmeli evliliği bahşende duydu. Artık o da biliyor bu evliliği.

Kerem gitmekten vazgeçti.

Ve Ayşe abisini de Zehra yı da affetti.

BU HAVADA GİDİLMEZ

Beni bırakıp gitme bir yere 
Gidersen unutursun
Dilerim böyle olmaz

Bu havada gidilmez
Güneşli günde gidilmez
Aslında hiç gidilmez

Son günüme kadar
Kalp durana kadar
Aşk mezara kadar
(sakın haa gitme)

Beni unutma
Unutama inşallah

Unutursan kahrolurum 
Dilerim öyle olmaz

Bu baharda gidilmez
Yağmurlarda gidilmez
Aslında hiç gidilmez

Son günüme kadar
Kalp durana kadar
Aşk mezara kadar
(sakın haa gitme)

Nazan ÖNCEL 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir