Adını Sen Koy 271. Bölüm 29 Ocak 2018 Pazartesi

Ayşe, abisi ve Zehra yı affetti. Müge’nin kendisini kaçırması ve alı koymasının ardından çatıya çıkartarak ölüme götürdüğü sırada Abisi ile Zehra’nın son anda yetişmesi ile Mügenin dikkatini Zehra’nın dağıtması sonucunda abisi Ayşe yi Mügenin elinden kurtardı.

Bu kez Zehra’nın hayatı tehlikedeydi. Karşısında her an her şeyi yapacak bir psikopat duruyordu. Ayşe yoksa Zehra vardı. Zehra yı tutan Müge Zehra ile bir süre boğuştu ve her ikisi de dengesini kaybetti. Müge çatıdan aşağıya düştü. Zehra ise son anda duvardan tutarak hayata tutunmayı başardı.

Abisini uyaran Ayşe ve Ömer’e seslenen Zehra son anda Ömer tarafından kurtarıldı. Ayşe de abisi ile Zehra arasında çok büyük bir aşkın sevginin var olduğunu, ayrıca kendisini de ne kadar çok sevdiklerini görmüş oldu.

Bu bir oyun değil gerçekti. Ölümü göze alacak kadar çok büyük bir gerçekti. Ömer de Zehra da hem birbirlerini çok seviyor, hem de Ayşe yi çok sevip değer veriyorlardı.

Ayşe bunun farkındaydı ve onlara minnettardı. Onlardan tek bir isteği vardı. Kendisinden sakladıkları bir sır var mıydı? Bunu bilmek istiyordu. Aslında vardı. Boşanma konusunu Ayşe bilmiyordu. Ömer de bu konuyu Ayşe den saklıyordu üzülmesin diye. Haklıydı Ömer. Ayşe de diyordu bir sırrı daha kaldıracak gücüm yok diyordu…

GÜCÜM YOK

Hayat öyle yordu ki beni gücüm kalmadı eskisi gibi değilim artık.

Mutlak sona doğru gitmek bu olsa gerek

Güçten düşmek bu olsa gerek.

Gücüm yok, neden bilmiyorum ama gücüm yok

Yaşanan acı günleri yeniden yaşamaya,

Gözyaşı dökmeye, acı çekmeye gücüm yok.

Aslı

Ömer de her şeyi biliyorsun senden sakladığımız bir şey yok diyordu. Oysa sakladıkları çok büyük bir sır daha var o da boşanma konusu bakalım bu konu gündeme gelince Ayşe ne yapacak?

Bahşende hanım 2 telefon konuşması yaptı. İlki defne adında biri ile diğeri de Yılmaz bey. Ve bu Yılmaz beyden Zehra yı araştırmasını istedi. Yetim hanede büyüdüğünü söyledi. Hakkında geniş çaplı bir araştırma yapılmasını istiyor.

Zehra’nın gerçekte yetimhanede büyümediğini, Salim amcaların yanında büyüdüğünü ve gerçek babasının Salim Kaya olmadığını bu araştırma sonucunda Bahşende hanım öğrenecek sanırım ve Ömer de Zehra’nın gerçek babasının kim olduğunu öğrenmek bulmak istiyordu. Babaannesi Ömer’in yerine araştırmayı başlatıp yapacak, altın tepsi de Ömer’e sunacak anlaşılan.

Zehra bu araştırmayı öğrenir, hele bir de gerçek babasının Salim Kaya olmadığını öğrenirse bunu da Ömer’in bildiğini ve kendisinden sakladığını öğrenirse bir büyük travma daha yaşar Zehra ve bunu nasıl kaldırır bilmiyorum?

Ancak bu gidişat Zehra’nın kolyesinin sırrını, babasının sırrını ortaya çıkaracak gibi bakalım neler olacak? Bahşende hanım neler öğrenecek? Neler yapacak izleyip görelim bakalım.

Ömer-Zehra, Nihat ve Ayşe salonda sohbet ediyorken kahve içiyorlardı. Ayşe bir kere daha teşekkür ederken abisi ile Zehra’nın birbirine aşık olduklarını anladığını söyledi. Ömer de Zehra ya ellerini tutarak ben sana her gün yeniden aşık oluyorum, her gün aşık olacak farklı bir yönünü keşfediyorum diyordu.

Bunları Ömer den duymaya alışık olmayan Zehra’nın eli ayağı birbirine dolandı ve elindeki kahveyi masaya koyarken döktü ve elini yaktı.

Aşk yanmaktı, kimi zaman yürekten. Kimi zaman bedenen yanmaktı aşk.  Zehra yanıyordu hem bedenen, hem de yürekten. Yürekten yakan Ömer di. Bedenen yakan ise şuan için kahveydi. Ama öncesinde Ömer’in kolyeyi boynundan aldığı geceydi. 

Zehra aşıktı Ömer’e seviyordu onu ve eşi olarak kabul etmişti. Ancak Ömer onu tam anlamı ile eşi olarak görmemiş güvenmemiş, inanmamış düğün gecesi en özel en güzel gecelerini mahvetmişti Ömer.

Zehra bunu unutamıyor, aşkını yaşayamıyordu. Çünkü karşısında ona inanmayan, güvenmeyen birisi vardı. Zehra ona nasıl eşim diyecek? Aynı yatağı hiçbir şey olmamış gibi paylaşacaktı? Bu aklına geldikçe üzülüyordu Zehra. aşkını kalbine gömüyor, üstünü gözyaşları ile suluyordu.

Oda kasvetliydi. O yatak, o duvarlar, eşyalar her şey o düğün gecesini hatırlatıyor üzüyordu Zehra yı. odanın dışında gayet iyi mutlu mesutlar ama o oda onlara uğur getirmedi. Biran önce o odayı sil baştan yenilemeli Ömer. Nasıl yapar bilmiyorum ama bunu yapmalı.

Ömer odaya gelince Zehra iyi görünmüyordu. Ağlamıştı Zehra. Gelmedin merak ettim dedi. eline baktı kızarmıştı krem sürelim dedi. sen eline değil yüreğine merhem sür nasıl yapacaksın bilmiyorum Ömer? yürekte açtığın yara daha derin.

Ömer dışarda yemek yiyelim mi? yada senin istediğin başka bir şey de yapabiliriz dediğinde Zehra biz boşanacağız diyerek geri çevirdi Ömer’i. Gözlerinden yaşlar aka aka söyledi bunları. Ömer de boşanmayı her zaman ki gibi kabul etmedi.

Zehra Sabah ile telefonda konuştu ve Sabah Zehra ya sen boşanmak istiyorsun peki Ömer hayatında olmadığında onsuz bir hayatta ne yapacaksın? Bir düşün dedi. Zehra da ben Ömersiz bir hayatı düşünemem, ben Ömer den başkasını sevemem diye içinden geçirdi. İşte bu büyük bir itiraftı Zehra da çok seviyordu Ömer’i ama unutamadığı derin yaraları vardı.

Şu bir kere gelen sonra da Ayşe ile konuşmadan ortalıktan kaybolan psikolog nerede? Evdekilerle bir kere daha konuşmalı.

Ayşe Zehra’nın odasına müsaitsen işin yoksa, akşam yemeğe çıkalım mı diye sordu. Zehra’nın aklına direk Ömer geldi. O istedi diye düşündü. Sabah da Ömer böyle bir teklif ile gelmişti ondan.

Sonra da Ömer’in odasına gidip konuştu Zehra. Ömer de bu yemeği kendisinin organize etmediğini söyledi.

Hediye abla mutfakta yemek yaparken Cevriye halayı aradı. Evdekiler onu arayıp sormadığı için kırgın, üzgün hala ama ser verip sır vermiyor. Evdekiler de hiç arayıp sormuyorlar. Ayşe tam arayacakken bir işi çıktı arayamadı halasını.

Şükran teyzede patavatsız bir şekilde konuşarak neden kimse arayıp sormuyor sizi dedi. morali iyice bozuldu halamızın. Ve mahalleye hırsız dadanmış evlere giriyormuş kimse artık?

Kerem gitmekten vazgeçtiği için Sabah çok mutlu. Kendisine verdiği dosyayı süsleyerek geri verdi. Bu esna da da Çaycı Atiyi patronu dövüyordu sokak ortasında. Başkasının işlediği suçun faturası Atiye kesilmişti. Hırsız damgası yemişti patronu tarafından. Oysa Ati helal para peşinde koşan kazandığını ailesine veren iyi bir genç delikanlıydı. Ne Sabah, ne Kerem nede Canan inanmadı Atinin para çaldığına o masumdu bunu biliyorlardı.

Canan, mahalleye hırsız dadandığını polislerin olay yerine gelip incelediğini öğrenmiş. Bunu Sabah ile Kerem’e söyleyince Kerem Sabah’ı evine götürmek istedi. Sabah da ilk başta kapımı kilitliyorum, avaremi yanıma alıyorum, Ayetel Kürsü yü de okuyunca dese de Kerem izin vermedi dükkanda kalmasına birlikte Keremlere gittiler.

Bakalım bu hırsız, bizim Zehra ile Ömer’in başına ne işler açacak?

 

Ömer-Zehra, Nihat ve Ayşe hep birlikte dışarda lokantada yemek yediler. Hangi dağda Kurt öldüyse artık. Dizi ekibi ve dış mekanda yemek yemek. Güzeldi herkes memnundu halinden.

Ayşe girişte vitrinde bir elbise beğendiğini söyledi. Zehra da onayladı. Fırsat bu fırsat deyip Ömer birilerine meaj gönderdi. Elbiseyi satın aldı.

Yemekteyken her şey yolunda gibiydi. Yemek bitti Hediye abla Ayşe yi aradı. Asya ağlıyor diye. Ondan Ayşeler eve gitti Ömer ile Zehra kaldılar.

Ömer güzel bir sürpriz hazırladı Zehra ya güller, müzik ve dans göl kenarında dans ettikleri gibi dans etmek istiyordu Ömer. Zehra yı dansa kaldırdı. Güllerle donatılmış yolda birlikte yürüdüler ve dans etmeye başladılar.

Ömer ve Zehra bir elmanın iki yarısı gibi bir bütün olmuşlardı. Aşklarının ve sevgilerinin farkındaydılar kendilerini deli oyun şarkısına bıraktılar dans ettiler. Ömer Zehra ya en azından şarkı bitene kadar her şeyi unutsak, tıpkı o gecedeymişiz gibi diyordu.

Etrafta kimse yoktu, kimseye oyun oynamıyorlardı Ömer ben seni çok seviyorum Zehra diyordu. Zehra sessizdi, Zehra ürkekti. Sessizce ağlayarak dans etti Zehra. Zehra da çok seviyor Ömer’i ama acı çekmekten korkuyor.

Bu dans sahnesi bana nedense Alev’in konakta ki yemekte Ömer ile Zehra yı izlediği anı hatırlattı.

Gece bitmiş konağa dönmüşlerdi. Odada bir kutu Zehra yı bekliyordu içinde beğendiği elbise vardı. Onu giymesini istedi ama giyeceğinden de pek umudu yoktu Ömer’in. Zehra da giydi. Yakışmıştı. Ömer kendisini tutamadı ve öpmek istedi eşini ama Zehra biz boşanacağız diyerek noktayı koydu.

Yetmedi Zehra boşanma dilekçesi yazmasını istedi Ömer den Ömer de buna razı olmadı. Ben senden asla vazgeçmeyeceğim, inatçı keçi dedi Zehra ya. Zehra da biz evli değiliz diyerek yorgan yastık Ömer’i kapı önüne koydu.

Hey yarabbim ya, hem biz evli değiliz diyor hemde eşini evli bir çiftmiş gibi kapı önüne koyuyor Zehra. Ömer de kardeşi Ayşe ye yakalandı o halde. Ayıkla pirincin taşını Ömer.

 GÜCÜM YOK

Öyle sabır gerek ki senle uğraşmam için 
Tahammülüm kalsaydı inan yapabilirdim
Bende olmayan şeyi sana nasıl verebilirim
Parayla satılsaydı gidip alabilirdim 

Gücüm yok hiç gücüm yok 
Kendime yeni bir yol çizdim artık şansım yok
Gücüm yok sana gücüm yok
Bana akıl vermeye kalkma senin aklın yok

Yalnız kalmazsın yalnız uyanmazsın sen
Senin gibi insanlar mutsuz olmaz zaten
Ben ne karanlıktan ne senin gibilerden hiç korkmam
Korksam da seni bağlamaz zaten 

Gücüm yok hiç gücüm yok 
Kendime yeni bir yol çizdim artık şansım yok
Gücüm yok sana gücüm yok
Bana akıl vermeye kalkma senin aklın yok

ÇAĞRI

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir