Adını Sen Koy 280. Bölüm 9 Şubat 2018 Cuma

Canan yüzünden Salim amcanın başına bela olan Abidin’in neler yaptığını Canan Zehraların mahalledeki evinde sabah kahvaltısı için gelen Ömer’e sonra da kızlara olanları anlattı. Ömer kahvaltı yapmadan acil bir işim çıktı diyerek evden ayrıldı. Üç kızda Ömer den sonra yola koyuldular Abidinin işyerine gittiler.

Salim amca onlardan önce varmış Abidin ile konuşmaya başlamıştı. Emeğinin karşılığını hakkı olanı almaya gitmişti oraya ama adam ben senden alacaklıyım diyerek Salim amcaya şiddet uygulayacakken Ömer geldi ve adamın havadaki elini tuttuğumu gibi köşeye sıkıştırdı.

Adam şaşırdı sen kimsin diye sordu Ömer de oğluyum dedi. Zehra ve kızlarda gelmişlerdi onlarda duydular Ömer’in oğluyum deyip adamı durduğunu gördüler.

 

BABAMIN OĞLUYUM

Neden kalbin kırıldı
Aşka küstün sen öyle
Neye kızdın darıldın
Dumana düştün böyle

Ben babamın oğluyum
Osmanlı Torunuyum
Yanlışa yer yok bende
Ankara Doğumluyum

 

Seviyorum ben seni
Vazgeçemedim senden
Ne olur üzme beni
Kalbimi alma benden

Ben babamın oğluyum
Osmanlı Torunuyum
Yanlışa yer yok bende
Ankara Doğumluyum

 

Geçmişlerin canına
Yarıların hayrına
Hiç akıl yok mu sende?
Daldın yalan dünyaya

Ben babamın oğluyum
Osmanlı Torunuyum
Yanlışa yer yok bende
Ankara Doğumluyum

Ankaralı Meçhul

Abidin denen kendini beğenmiş cin olmadan adam çarpmaya çalışacaktı ama Ömer izin vermedi. Yakasına yapıştı. Yapman gerekeni yap dediğinde Abidin de sen kimsin ki benim mekanımda bana emir veriyorsun? dedi.

Ömer de, kısık sesle Ömer Kervancıoğlu diyerek kendini tanıttı. Ömer öyle sıradan bir iş adamı değildi. Bir namı vardı ve bu namı ismini duyanı hizaya getirmeye yetecek kadar güçlü idi. Ve Ömer’i tanımayan yoktu. Ömer’in de tanımadığı yoktu. Gerekirse isterse Abidini piyasadan silerdi bunu da söyledi.

Eğer dediğimi yapmazsan seni piyasadan silerim, yok olursun. Bunu duyan Abidin o Kervancıoğlu dedi ve bir yanlış anlaşılma olmuş diyerek Salim amcaya parasını ödedi. Ömer de bir şey unutmadın mı deyince, Abidin Salim amcanın önünde el pençe divan durarak ne olur kusurumuza bakmayın bir hata ettik, büyüklük edin bizi affedin dedi.

Madem parasını ödeyecektin ne diye dövdün Salim amcayı? Ömer olmasa parasını da ödemezdin. Ama Ömer den korktuğun için ödedin. Oh olsun sana.

Salim amca da, bu sana ders olsun bir daha kul hakkı yemezsin inşallah, kul hakkı iki cihanda da yakana yapışır dedi. Doğru da söyledi. Allah bile ne olursa olsun, ne ile gelirsen gel, kul hakkı ile huzuruma gelme diyor. Allah korkusu yoksa bir insan da hem dünya da, hem de ahirette kazandığını düşünürken kaybeder. Allah hiçbir kulunu yalnız bırakmaz.

Şüphesiz Allah azizdir, her şeye galiptir, intikam sahibidir, kimsenin yaptığını yanına bırakmaz. Mazlumun duası geceleri yol alır ve Allah’a ulaşmak için hızla ilerler. Zalimi ihmal etmeyen ama imhal (mühlet) veren Allah, vakti saati gelince zalime yaptıklarının cezasını verir. Çünkü, Allah imhal eder ama ihmal etmez.

O sebep ile kimse kimsenin hakkını yemesin cezası tahmin ettiğinden de ağır çünkü. Tabi anlayana.

 

Parasını alan Salim amca Canan ile Sabah’ı görünce sizin ne işiniz var diye sordu. Canan da seni merak ettik de dedi ve oradan ayrıldılar. Bir bela daha böylelikle bertaraf edildi. Zehra çıkışta Ömer’e teşekkür etti. Ömer de bir evladın babası için yapması gereken ne ise onu yaptım dedi. Afferim Ömer. Salim amcanın hakkını aldığın için.

Zehra da içinden boşanma konusunu babasına nasıl söyleyeceğini düşünüyor. Boşanma Zehra. konağa gelen terapist nerelere kayboldu? Verdiği ödevi neden kontrol etmiyor. Mektupları okuyup okumadıklarına, yazdıklarına neden bakmıyor? Yine bir konu işlendi yarım kaldı. Böyle yarım kalan sonuca bağlanmayan konulara sinir oluyorum.

Terapist güya Ayşe için gelecekti ona iyi gelecekti. Ayşe konuşmadı Ömer Zehra konuştu. Sonu gelmedi.

Ömer kızları emlak dükkanına bıraktı. Kızlar kahve içecekler Ömer’i de davet etti Canan ama Ömer kalmadı. Zehra bir kere daha teşekkür edince, Ömer de senin baban benimde babam teşekkür etmene gerek yok rahat ol dedi. Salim amcayı dükkana bıraktı.

Bahşende hanımda elinde boşanma sözleşmesi eğer Zehra yı biraz tanıyorsam bu sözleşmeyi imzalar, Ömer’in gözünde itibar kazanmak için yapacak bunu dedi.

Bir zamanlar Ömer’e Cevriye hala baston yutmuş diyordu. Asıl bastonu Bahşende yutmuş. Öyle dik oturuyor çünkü. Ve onun odası gibi gösterilen yer de yatak da yok çok küçük bir alan salondan bahçeye geçilen kapının olduğu yerde kalan aralık sanırım orası bu şekilde Bahşende ye oda olmuş. 

Ve Bahşende hanım asla Zehra senin düşündüğün gibi Ömer’i etkilemek için imzalamaz o kağıdı. Senin paranı, Kervancıoğluna ait hiçbir şeyi istemediği paragöz biri olmadığı için imzalar Zehra o kağıdı.

 

Bahşende hanım, çekmeceden bir kutu aldı içine baktı ne var acaba o kutuda? Ne plan yapıyor kafasında Bahşende? Ömer’in annesinin resmimi var acaba?.

Ömer, Salim babasını atölyeye bırakınca Salim amca Ömer’e; benim için damat dan ötesin, bugün gerçekten evladınmışsın gibi gurur duydum seninle dedi. Ömer de memnun oldu ve ben görevimi yaptım diyerek, vaktiniz var ise sizin ile özel vede önemli bir konu konuşmak istiyorum dedi.

Salim amca da tamam dedi. Ati geldi onu karnını doyurması için biraz para vererek gönderdi. Ati ninde karnı acıkmış zaten nerden bildin karnımın acıktığını? dedi Ati iyi bir çocuk. Ömer ile Salim amca yalnız kaldılar. Ömer Salim amcanın karşısına oturdu ve konuşmaya başladı.

Söze nerden nasıl başlayacağını bilmiyordu bunu da söyledi ve bir yerden başladı Ömer. Kolay değildi. Kızınız benden boşanmak istiyor demek ama başardı Ömer. Zehra benden boşanmak istiyor.  Benim yüzümden, ben çok büyük bir hata yaptım ama ben Zehra dan vazgeçmek istemiyorum diyerek olanları Salim amcaya anlattı. üzgün olduğunu söyledi.

Emlak dükkanında da üç kız kahve içerek sohbet ettiler. Konu bu son yaşananlar ve Ömer. Canan Zehra ya çok şanslı olduğunu, Ömer gibi bir adam herkese nasip olmaz dedi doğruda söyledi. Allah sahibine bağışlasın Ömer’i.

Nasılda sahip çıktı sevdiği kadının babası sonuçta diyerek Ömer’in yaptıklarını anlattı Canan. Sabah da, Ömer seviyor Salim amcayı değer veriyor diyerek Canana hak verdi. Zehra da; Ömer sevdiğinde belli eder söylemesine gerek kalmaz bakışları ile anlatır ama sevmediğinde köşeleri keskindir dedi. yani herkes Ömer den ve yaptıklarından memnun. Sabah da tam bir Ayhan Işık desene deyince, Canan da bir bıyıkları eksik dedi. bana göre Ömer, Ayhan Işık dan daha yakışıklı bu benim fikrim.

Kızlarla sohbet eden Zehra yı Bahşende hanım aradı konuşmak için yanına çağırdı. Zehra da durumu haber vermek için Ömer’i aradı Ömer açmadı. Bir taksiye binip hemen konağa gitti Zehra.

Ömer de Salim amcadan sonra Zehra yı almaya gitmiş ama Zehra Ömerden önce çıktığı için görüşememişlerdi. Ömer Zehra’yı aradı açmadı. Canan da Zehra’nın neden gittiğini söyledi. Ömer’e minnettar olan Canan kahve ısmarlamak istedi, kahveleri söylemek için gitti Canan Ömer de çok merak etti babaannesinin Zehra ile konuşmak istediği konuyu Cananı beklemeden Ömer de konağa geçti.

Zehra Bahşende hanımın yanında hemen konuya girdi ve boşanma sözleşmesinden bahsetti. Boşanma sürecinde olduklarını bildiğini, ailesini korumak istediğini bu sözleşmeyi de onun için imzalaması gerektiğini söyledi.

Zehra şaşırdı, neyden koruyacaksınız diye sordu ki bunu öğrenmek Zehra nın hakkı. Babaannede, sizin gibi ekonomik durumları denk olmayan çiftlerin evliliklerinde bu tür anlaşmalar yapılır diyerek. Ömer koruması altına aldığı ailesi olarak gördüğü insanlara nasıl davrandığını biliyorsun. Hediye ye bak, Cevriye halaya bak, Ömer sevdiği insanları himayesi altına almak ister. Ömer seni kırmak istemiyor onun için bu iş bana düştü dedi.

Ömer için Zehra’nın yeri başka. Zehra eşi, Hediye abla ve Cevriye hala ise büyükleri ve biri çocukluğundan beri yanında olan bir büyüğü, diğeri ise kardeşinin kocasının halası onlarla Zehra yı bir tutması kıyaslaması çok yanlış.

Zehra da Ömer’in geçmişte kendisine para avcısı dediği ve konaktan baba evine gittiği ama sonra geri geldiği için Ömer den işittiği sözleri hatırladı üzüldü. Bu sözleşmeyi de Ömer’in hazırlattığını düşündü nede olsa geçmişte Ömer Zehra ya oyundan elde ettiklerini bırakmak zor gelmiştir, eski hayatın, eski mahalleni görünce de döndün, bu kez beni yanıltırsın, yaptığının arkasında durursun sandım ama senin gibi bir para avcısından onurlu bir davranışı beklemek olmazdı dediğini hatırladı.

Hiç düşünmeden, okumadan Bahşendenin hazırladığı boşanma sözleşmesini imzaladı Zehra. para avcısı olmadığını, kendince kanıtlamıştı Zehra. ve hala anlamadınız değil mi? dünya da her şeyin maddiyat dan oluşmadığını, herkesin para peşinde koşmadığını, sevgi, şevkat, vicdan gibi, merhamet gibi  para ile satın alınamayacak değerlerle mutlu olur. Ama sizin bunu anlayacağınızı sanmıyorum diyerek bir küçük hayat dersi vererek ayrıldı Zehra.

Boşanma sözleşmesini imzalattığı için keyfine diyecek yok Bahşendenin. Keyif kahvesi istedi Hediye abladan ve akşama yemek hazırlama torunlarımda yemeği dışarda yiyeceğim dedi.

Ayşe de öğle yemeği için şirkette ki çalışma arkadaşları ile Koray, Selin ve Özge ile yemeğe çıkmışlardı. Nihat Ayşe yi arayarak acil şirkete gelmen lazım bir imzan lazım sizin şirket için dedi. Ayşe de yemek yemeden şirkete geçti diğerleri yemeklerine devam etti. Tabi Özge her zamanki gibi fevri davranıyor.

Ömer konağa gelir gelmez babaannesi ile konuştu ve babaannesinin Zehra ya boşanma sözleşmesini imzalattığını gördü öğrendi. Kağıt elindeydi Ömer’in ama yırtık atmadı bu kağıt da imzada geçersiz diyerek yırtıp atamadı Ömer. Demek ki bu kağıt daha çok iş yapacak ki imha edilmedi. Ayşe görsün o kağıdı o da bu sayede öğrensin abisinin boşanacağını tam olsun. Bir de mahkemeye gidilsin orada da işleme konsun bu kağıt bunlar olacak diye mi yırtılıp yok edilmedi bu kağıt parçası? 

Ömer sertçe, kesin bir dil ile ben sizi daha önce uyardım ama bu kez çizgiyi aştınız. Arzu ettiğiniz olmayacak Zehra ile olan evliliğim devam edecek ben Zehra yı bırakmayacağım bunu anlaşanız iyi edersiniz dedi ve odasına gitti Ömer.

Zehra odasında ağlıyor olanları anlamaya çalışıyor, Ömer’i tanıyamadığını söylüyordu. Bir yanda babası için yaptıkları, diğer yanda boşanma sözleşmesini hazırlatması iki farklı Ömer olduğunu düşünüyor ve biran önce boşanmak istediğini babası ile konuşmak istiyordu bunun için tam giderken Ömer girdi odaya.

Zehra yaklaşmasına izin vermedi. Ömer konuşmak istedi her şeyi bildiğini söyledi ama Zehra dinlemek istemedi. Ömer’in hazırlattığını düşündüğü o boşanma sözleşmesinden sonra bir dakika daha bu evde kalamayacağını, ne bu evde, nede Ömer’in hayatında yeri olmadığını anladığını, boşanmakta ne kadar haklı olduğunu söyledi Zehra.

Ömer de onu benim hazırlattığımı nasıl düşünürsün? Bu yargısız infaz, evet ben çok hata yaptım ama şimdi aynı hatayı sen yapacaksın dedi.  Zehra da gitmek istedi. Ömer durdurdu. Zehra gitmek istediğini, buna hakkı olmadığını bırakması gerektiğini yaptığının zorbalık olduğunu bitti bu iş deyince,

Ömer bıraktı Zehra yı açtı kapıyı peki gidebilirsin diyerek gönderdi Zehra yı. Zehra gitti. Ömer de arkasından kapıyı kapattı ve gitmen hiçbir şeyi değiştirmeyecek, ben senden asla vazgeçmeyeceğim dedi.

***** 

SENİ ASLA BIRAKMAYACAĞIM

Her sabah uyandığımda ilk görmek istediğim kişi sensin

Her gece uyumadan önce görmek istediğim son kişi de sensin

O sebep ile ne olursa olsun seni bırakmayacağım

Biz acıyı da, tatlıyı da paylaştık seninle

Güldük de, ağladık ta bu dünya denilen yerde

Öyle ise öyle hemen gitmek olmaz hele başkaları bunu istedi diye

Asla olmaz seni asla bırakmayacağım.

Seninle kurduğum hayalleri başkası ile yaşayacak değilim

Seni sevdiğimi söylerken ciddiydim laf olsun diye söylemedim

Şimdi de laf olsun diye söylemiyorum, sen beni bıraksan bile

Ben seni asla bırakmayacağım. Çünkü ben seni çok seviyorum.

Hayatımın geri kalan kısmını seninle geçirmek istiyor

Seninle bir yastık da yaşlanmak istiyorum.

Aslı

*****

Canan, dayısının başına gelenleri evdekilere anlatınca üç bayan öğle yemeğini hazırlayıp atölyeye gittiler konuştular öğle yemeğini orada yediler.

Nihat Ayşe yi imza için çağırmıştı ama işin aslı öğle değilmiş. Öğle yemeğini başbaşa yemek istemiş işi hayırlı olsun demek için böyle bir sürpriz hazırlamış Nihat. Ayşe kendisi için özel hazırlanan bu sürprizi çok sevdi eşine sarıldı. Nihat Ayşe ye yüzük almış onu hediye etti.

Diğer çalışma arkadaşları öğlen yemeklerine devam ediyorlar. Özge her şeye itiraz ediyor. Çok gergin.  Selin arkadaşlarını görüp onların yanına gidince Koray ile Özge başbaşa kaldılar. Kahve söyledi Koray, içerken üzerine döküldü Özgenin ve çok gerildi. Neden kahve söyledim ki? ne gerek vardı ki diyerek gerildi.

Koray da biraz sakin olmasını söyledi. Özge çok mükemmeliyetçi birisi o sebep ile o kolay kolay memnun olacak birisi değil.  Belki de hayatında çok zorluklar yaşamış o sebeple de kendisine bir duvarda örmüş olabilir?

Koray, son zamanlar da beni mutsuz eden şeyler yaşadım, bir şekilde toparlamaya çalışıyorum, umudu yitirmemek, hayata bir yerden tutunmak gerek dedi. O da kahve içerken üzerine döktü. Özge de gülümsedi. Ha şöyle gül biraz dedi Koray.

Hediye abla mutfakta diğer arkadaşı ile çay içerek sohbet ediyor, geçmiş güzel günlerden bahsediyordu. Sen o yılları bilmezsin biz buradan denize girerdik, çoluk çocuk sahil inerdik, akşama kadarda dönmezdik, derken Bahşende geldi ne yaptıklarını sordu?

Hediye abla da işlerimizi bitirdik sohbet ediyorduk dedi. Bahşende de; sohbet ettiğinize göre akşam yemeği hazır herhalde dedi.

La havle sen akşam yemeği yapma biz dışarda yiyeceğiz dedin ya fikrini değiştirdiysen Hediye ablanın ne suçu var? ne kızıyorsun insanlara hep sana hizmet edecek değiller ya onlarda dinlenecek, sohbet edecek, çay içecek, insan onlar robot değil.

Bahşende hanım morali bozuk bir şekilde, iğneleyici bir dilde sizin içinde bir mahsuru yoksa akşama kadar menü eksiksiz olsun dedi. Hediye abla da tamam dedi. Demese kızılca kıyameti koparacak huyunu biliyor Bahşendenin. Hediye abla sır küpü bir küpü dökse içinden ne sırlar çıkacak Allah bilir diyeceğim de bu işi ancak senarist bilir.

Bahşende aklı sıra bayram yapacaktı torunu Ömer’i boşandırdığı için ama umduğunu bulamadı. Hediye ablada boynu bükülen suratı asılan arkadaşına birilerine kızmış hırsını bizden çıkarıyor dedi haklı Ömer’e kızdı boşanmayacağını söylediği için.

Ömer çalışma odasında derin düşüncelere dalmış Zehra yı düşünürken Nihat geldi yanına Zehra’nın babasının yanına gittiğini, boşanmak istediğini söyleyecek ama ben de ayrılmamakta kararlıyım dedi Ömer.

Zehra da Ömer’in dediği gibi mahalleye babasının yanına atölyeye gitti ve zorda olsa gözleri yaşlı bir şekilde ben boşanmak istiyorum dedi.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir