Ömer Zehra ile Ayşe’nin Gece Konuşmasını Duydu Ağladı. 

Alev, Para İle Tuttuğu Adamlarını Aradı Asya yı Kaçırdılar Zehra ile Birlikte.

Salim amca Zehra yı telefonla arayıp yanına çağırmış ve hastane parası olarak düşündüğü 10 bin tl lik borcu ödesin diye, Koray’ın motosikletini sattığı ama Salim amcaya elinde kalan malı sattım deyip verdiği parayı Zehra ya verdi Salim amca.

Zehra da bu parayı Ömer’e vermek istedi. Ama Ömer parayı sevgiline verdiğini biliyorum, deyince. Zehra bu parayı babamın borcu için aldım, babam parayı bulunca beni zor durum da bırakmamak için geri verdi dedi.

Ömer de o an Zehra yı takip ettiği ve kendisinden almış olduğu parayı Yener’e Ömer’in gözünde Zehra’nın sevgilisine verdiğini gördüğü an aklına geldi. Güldü Ömer ve Zehra kendisine yine yalan söylüyor diye düşündü.

Ve Zehra ya çok iyi oynuyorsun dedi.

Zehra doğru söylüyor evet Ömer den bu parayı babasının borcunu ödemek için aldı. Borcu da ödedi. Babası da bunu bildiği için kızı borçtan kurtulsun diye eline geçen ilk parayı Zehra ya verdi. Zehra da parayı getirdi Ömer’e verdi. 

Buraya kadar herşey tamam ama eksik olan Zehra’nın parayı kime verdiğini Ömer’e söylememiş olması ve bu söylemediği küçük ayrıntıyı Ömer’in gözleri ile görmüş olması. 

Zehra bu küçük ayrıntıyı atlamasa ve Ömer’e deseydi sorun olmayacaktı. Ama Zehra bu küçük ayrıntıyı atladı.

Ömer de olayın iç yüzünü bilmediği için, Zehra da anlatmadığı için, birde yanlarına gidip aralarında geçen konuşmayı duymadığı için. Gördüklerinden yola çıkarak Zehra’nın kendisine yalan söylediğini düşündü haklı olarak Ömer.

Ömer’in yerinde kim olsa aynı sonuca ulaşırdı. Zehra yalan söylememiş, sadece eksik bilgi vermişti. Bu da Ömer’in gözünde gördüklerinin sonucunda yalan olarak adlandırılmıştı.

Ömer’in bakış açısından gördükleri ile Zehra’nın kendisine söyledikleri birbirini tutmayınca Ömer kendi açısından haklı olarak Zehra yalan söyleyen biri konumuna düştü.

Ayrıntılar detaylarda gizlidir. Küçük ve kıymetsiz gördüğümüz şeyler zaman gelir çok önem kazanır ve büyük iş görebilir.

Bir mıh bir nal kurtarır; bir nal bir at kurtarır; bir at bir er kurtarır; bir er bir cenk kurtarır; bir cenk bir vatan kurtarır.

Zehra gözleri dolu dolu bir halde kolyesini istedi. Ömer de kendi almış olduğu kolyeyi çıkarıp, bundan sonra bunu takacaksın deyince, Zehra; o kolye ailem ile tek bağım kolyemi istiyorum dedi.

Ömer de parayı aldı ve yatağın üzerine attı. Kolye için mi aldın ondan parayı dedi. Cebinde taşıdığı Zehra’nın aile yadigarı kolyeyi çıkardı ona doğru uzattı. Zehra kolyesini görünce gözlerinden akan yaşlara engel olamadı ağladı. Ömer de gördü ve Zehra elini uzatıp almak isteyince ilkinde bırakmadı. İkinci çekmesinde bıraktı.

Zehra da Ömer odadan gidince zorbasın işte diye ağladı.

Birazda sen yaptın Zehra, tamam sen doğruyu söylüyorsun da, eksik söylüyorsun. O eksik söylediğin şeyde Yener’e para verdiğin an. İşte Ömer o anı hatırlıyor. O anı gördü sen söylemediğin içinde senin yalan söylediğini düşünüyor haklı olarak Ömer. Onun bakış açısından görünen o çünkü.

Sen Yener’i sevmediğin için ona para verdiğin anı önemsemedin atladın, Ömer ise atlamadı ondan da sana böyle davrandı Zehra. Çünkü; senin ondan bir şeyler sakladığını, gizlediğini, yalan söylediğini düşünüyor.

O kolyenin içi açılıyor. İçinde bir resim olmalı kolyenin esas sahibine ait. Zehra bugüne kadar hiç o kolyeyi açıp içine bakmadı, bakalım 2. Sezonda o kolyeyi açıp içine bakacak mı? içinden kimin resmi çıkacak? Yada küçük bir not çıkabilir mi? izleyip göreceğiz.

Sevim de yanayakıla telefonla Zehra yı arıyor para için ama Zehra açmadı. Açmayınca da çok sinirlendi. Yaseminde annesi Sevim’in bağırmasına geldi. Sevim de bacağını vurduğunu söyledi. ah gerçekten vursaydın da canın acısaydı Sevim. Ne istiyorsun sen Zehra dan? işine gücüne baksana sen.

Sevim Zehra’nın bu parayı nereden bulduğunu ve yanındaki adamı çok merak ediyor.

Ben söyleyeyim Sevim; o yakışıklı Zehra’nın kocası, hem de çok zengin, hani sen çok seversin ya gıcır gıcır kağıt paraları, işte onlardan o yakışıklı zengin Ömer de bir sürü var. 

Sende yakında öğreneceksin zaten ve Yener’in papucunu dama atacak Ömer’in peşinde koşacak ona zengin damat diyeceksin.

Maşallah benim paşama hem zengin, hem yakışıklı, Zehra ya ilk başlarda çok çektirdi amma sonra ona gözü gibi bakacak, çok sevecekler birbirlerini. Şimdiden kanları birbirlerine kaynadı ısındı da aşk bacayı içten içten sarmaya başladı da işte güven meselesi bir hal olsun gelsin aşk, gitsin aşk durumu olacak ?

Akşam olmuş yatma vakti gelmiş, Zehra elinde kolyesi, Ömer’in söyledi (Yener den için) parayı sevgiline verdiğini biliyorum sözü. Zehra Ömer’in onları gördüğünü bilmiyor. İçinden de söylediği şeye bak ya diyor.

Ama Zehra, Ömer’in gözü ile görünen o, hiç kusura bakma sen açıklama yaparken, Yener ile buluştuğunu, parayı ona verdiğini söylemedin bankaya gidiyorum dedin. Ömer de gördüğünü kabul etti. Ömer Ne yapsın? Sana güvenmişti Ömer, ikna olmuştu ama bu son gördüğü yeniden güvenini kırdı Ömer’in.

Ömer den Zehra ya

Yaşayınca Anladım

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. 


Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. 


Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. 


Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım.. 


Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.. 


Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım.. 


Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla göz yaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.. 


Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım.. 


”Sana ihtiyacım var, gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ”git” dediğimde anladım.. 


Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım.. 


Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. 


Özür dilemek değil, ”affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. 


Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..


Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…

Can Yücel

Ayşe yi uyku tutmamış salonda albüme bakarken, Zehra geldi yanına nede olsa onunda uykusu kaçmıştı yaşadıklarından sonra. Konuşmaya başladılar kendi aralarında. Ayşe ailesinden, abisinden ayrılmak istemiyor ama bir yanı da Nihat’ı kırmak istemiyor. Kafası çok karışık Ayşe’nin.

Ağladı Ayşe sonra elindeki albüme bakarak birkaç resim gösterdi Zehra ya. Ömer de odasında uyurken birden uyandı ve Zehra’nın odada olmadığını fark etti ve Zehra yı aramaya çıktı Ömer.

Salonda konuşan Zehra ile Ayşe yi onlara fark ettirmeden dinledi. Ve duyduklarından dolayı ağladı Ömer. Ayşe’nin ben gidersem içim çok rahat, sen varsın dediğinde, öleceği geldi aklına Ömer’in sadece evden gitmeyecek bu dünyadan da gidecekti Ayşe ama kendisi bunu bilmiyordu.

Zehra da Ayşe ye destek olmak adına, başkaları için bir şey yapmak çok değerli, ama bu senin de hayatın, senin ne hissettiğinde önemli, sen mutlu olmazsan ailende mutlu olmaz, sen o ailenin temelisin, sende gitmek istemiyorsun dedi.

Bütün bu konuşmayı göz yaşları içerisinde Ömer de dinledi.

Bana bir şey olursa ona kim bakar? diyen insanların sesinde, geçmiş yorgunluklarından daha çok, sevdikleri için gelecek kaygıları vardır ki, onlar sevdiklerini ayakta tutmak için, ayakta kalmak zorundadırlar. Bazen sevdiği için yaşamak, kendini unutmanın diğer adıdır.

Sabah olduğunda, Sevim Zehra yı yine aradı. Ömer gördü ısrarla arıyor dedi. Zehra aldı açtı telefonu konuştu annesi ile. Sevim çok yumuşak bir ses tonu ile konuşurken Zehra’yı eve gelme konusunda ikna etti gelirken de küçük kızı da getir işten kaytarıyorlar demesin dedi.

Sonra da Zehra geliyor diye hazırlık yapmaya başladı. Aklı sıra Asya ile oyun oynama bahanesi ile bilgi öğrenecek annesini, babasını evinin adresini. Ne uyanıksın sen Sevim.

Ömer kardeşi ile konuşmak için odasına girdi. Ayşe albüme bakıyordu yine, anıları bırakıp gitmek istemiyordu Ayşe.

Ömer kardeşine taşınma konusunda kararın ne olursa olsun ben yanındayım dedi. Asya da kahvaltıdan sonra Zehra ablası ile parka gidecek.

Salim amca, dükkana geldiğinde Koray çoktan gelmişti. Erkenciydi Koray, Salim amcada ona dedi ki; tan vaktinde kimler uyanık olur bilir misin? 1) derdi çok olanlar, 2) işi çok olanlar, 3) yüreğine sevda düşenler.

1.için çok gençsin, 2. Si ben varken sana düşmez, anladı aşık Koray. Ve ekledi, bazen yüreğinden geçenleri anlatmak zordur. Onları anlatmanın başka bir yolu vardır. Aynalı bir sanduka, üzerine sevdanı işlediğin, aynasına bakanın yüreğini gördüğü dedi.

Koray Yasemin için özel bir hediye yapacak buna vesile olan da Salim amca.

Nihat işe gidecekken Ömer onu yanına çağırdı ve ev konusunda size karışmayacağım. Ayşe ye baskı yapmayacaksın. Ayşe ne isterse o olacak dedi.

Zehra da Asya ile birlikte parka gitmek için evden çıktılar. İlk önce oyun teyzesine gidecekler ama bu bir sır olduğu için kimse bilmeyecek.

Alev de para ile tuttuğu adamlarını aradı. Talimat verdi çocuğu kaçıracaklar. Zehra’nın dikkatsizliği yüzünden Asya kaçırılmış gibi gösterilsin istedi Alev.

Adamlarda hemen takibe aldı Zehra ile Asya yı. Önce annesine uğradı Zehra. Sevim bahçeye Asya için salıncak kurmuş. Çocuğu kandırıp ağzından laf almayı planladığı yer orası.

Pastalar börekler yapmış, salıncak da sallanmak isteyince Asya, Sevim çıkardı onu dışarı sallamaya başladı. Yener’i de arayıp haber vermeyi ihmal etmedi. Hem sallıyor, hemde konuşarak Asya dan bir şeyler öğrenmeye çalışıyor, evinin adresini sordu gelip salıncak yapacakmış.

Asya da inandı buna, Zehra yanlarına gelince bize nasıl gidiliyor? Oyun teyzesi bize gelecek dedi.

Sevimde tutturdu bize gel salıncak yap diye yalan söyledi. hadi canım sende Asya salıncak istese dayısı ona en güzelinden yapar da, alır da. Sana mı kaldı Asya ya salıncak yapmak. Senin derdin evin yerini öğrenmek öğrenemedin ya, oh ya, oh ya ?

Yener geldi Zehra gördü koşarak ayrıldılar oradan parka geçtiler. Yener’i de yolda Koray’ın babasının adamları alıkoydu bilgi toplamasını istediler. Bu sayede Zehra yı takip edemedi Yener.

Alev konakta işe gitmedi adamlardan haber bekliyor, evdekilere de kendini iyi hissetmediğini söyledi. Ömer de konakta o da işe gitmedi. Annesinin aradığını bildiği için Zehra’nın parka gidiyorum diye annesine mi gitti acaba? diye aklından geçiyor.

Ömer Zehra hakkında bu kez doğru bildi. Ah birde öbür konularda da doğru sonuca böyle çok çabuk ulaşabilse Ömer.

Ömer, konaktan Zehra ile Asya yı almaya parka gidecekti ki, Alev gitmesin diye kendimi kötü hissediyorum diyerek odasına giderken Ömer’in önünde bayılma numarası yaptı. Haliyle de Ömer tuttu Alev’i koltuğa oturttu. Pek de inandırıcı bayılmadı. Ömer de pek umursamıyordu Alev’i, sanki o anı bilerek bekliyormuş gibiydi.

Alev muradına ermişti. Ömer parka gitmedi. Beton da Zehra yı parkta gördü. Ancak Alev’in adamları onlar parktayken Asya yı arabaya zorla bindirip kaçırırken Zehra Asya’nın arkasından engel olmak istedi, adam Zehra yı baya hırpaladı. Ama Zehra dolmuşa kendini attı ve o da Asya ile birlikte kaçırılmış oldu.

Alev’in istediği gibi gitmiyor plan, olayların seyri değişti. Alev’e göre, Asya’nın kaçırılmasına Zehra’nın dikkatsizliği neden olacak, Zehra zor durumda kalacaktı. İş değişti. Zehra da kaçırıldı.

Ve Zehra, Asya bu kaçırılma olayında ruhen etkilenmesin diye bunun bir oyun olduğunu söyledi. Uslu dururlarsa abilerin her dediklerini yaparlarsa, oyunun sonunda sürpriz bir hediye onları bekliyormuş. Asya da bunun bir oyun olduğuna inandı.

Oyunun kurallarına göre telefon yok, ama Zehra telefonla mesaj göndermek isterken bıyıklı fark etti ve Zehra’nın telefonuna el koydu. Asya da benim telefonum yok abi dedi tatlım ya. Bu dünya da çocuk olmak var.

Bu sahnede Zehra’ya annesinin verdiği telefonda adamların eline geçti telefonsuz kaldı Zehra. Bu dizi de ne kadar çok telefon harcandı saysaydım unuttum gitti sayısı belli değil.

Yasemine ders çalıştırmak için eve Alper geldi. Sevim de kapının önünde onları dinlemiş, az bilinmiş, çok bilinememiş denklemleri dinlemiş ? ilahi Sevim, ne zaman dan beri kapı dinleme adetin var senin? Nazana mı çektin sende nedir? ?

Asya’nın tuvaleti gelince mecbur benzinlikte durdular. Zehra içerde kasa da duran beye bir şeyler anlatacaktı ancak sakallı gizlice silah çıkarıp Zehra’nın sırtına dokundurunca Zehra vazgeçti.

Ömer de parka gidecekken telefonla bıyıklı aradı yeğenin Asya elimizde diye. Ömer de kardeşi Ayşe ye dönerek baktı ne diyecekti şimdi Ayşe ye Ömer? kızını kaçırmışlar diyemezdi.

ÖMER VE ZEHRA DAN ALEV İÇİN KARA KEDİ

Kapılıp da giderken aşkın tatlı seline 
Kim derdi ayrılık var, söyle günün birinde 


Çekemediler bizi, yaktılar kalbimizi
Dost dediğimiz kullar, ayırdı ikimizi 


Kara kara kediler aramıza girdiler
Aşkımızı ham diye çıtır çıtır yediler

Ayrılmaz iki candık, bak ayrıldık sevgilim

Aşkla dolu gönlümüz yaralandı bebeğim

Çekemediler bizi, yaktılar kalbimizi 
Dost bildiğimiz kullar, ayırdı ikimizi 


Kara kara kediler aramıza girdiler
Aşkımızı ham diye çıtır çıtır yediler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir